Menu
BAŞVUR

1. Araştırın
En sevdiğiniz markaların kurumsal sosyal sorumluluk projelerine dair iddialarını araştırın. Bu konuda neler yaptıklarını bilmeniz sürdürülebilirlik adına da ne tarz bir politikaya sahip olduklarıyla ilgili size bakış açısı kazandıracaktır.

2. Eski Kıyafetlerinizi Tamir Edin
Kıyafetleriniz yırtılınca veya ayakkabınızın topuğu kırılınca hemen çöpe atmayın. Tamir etmesini öğrenebilir veya bir terzi ve ayakkabıcıya giderek tamir ettirebilirsiniz. Yenilerini almak yerine size maliyeti daha az olacaktır.

3. Yerel Butiklerden Alışveriş Yapın
Direkt kendinizi alışveriş merkezlerine ve hızlı moda mağazalarına atmayın. Hem yerel satıcıya hem de kendi bütçenize fayda sağlayın. Aynı zamanda üretim ve tedarik zincirini de en az indirger ve satın aldığınız parçaların nasıl ve neyle yapıldığını bilirsiniz.

4. Miktar Değil Kalite
Geçici trendlere kanmayın. Daha fazla parçaya sahip olmak daha stil sahibi olmak demek değildir. Az ama daha kaliteli parçalar almak demek gardırobunuzun ömrünü uzatmak anlamına da gelir. Satın alırken kaliteli parçalar için daha fazla para harcıyorsunuz gibi gelebilir ama uzun vadede bütçenize uzun ömürlü ürünler oldukları için fayda sağlar.


5. Neye Para Saçtığınıza Dikkat Edin
Yalnızca bir defa giyip dolabınızın en dibine atacağınız şeylere para yatırmayın. Onun yerine kaliteli ve daima giyebileceğiniz bir kot alabilirsiniz. Zamanla gurur duyacağınız sürdürülebilir ve severek giydiğiniz stabil parçalardan oluşan bir dolap yığınla giyilmeyen parçalarla dolu bir dolaba göre sizi daha mutlu edecektir.

6. Kıyafetlerinizi Daha Az Yıkayın
Daha sürdürülebilir olmak demek daha fazla enerji ve kaynağı tasarrufu sağlamak demektir. Kıyafetlerinizi bir kere giyip direkt makineye atmayın ve kurutma makinesi yerine kendi halinde kurumaya bırakın. Tüm bunları uygulamak yüzde 40 enerji tasarrufu sağlamak anlamına geliyor.

7. Gardırobunuzu Düzenleyin
Gardırobunuzu düzenlemek, dolabınızda ne olduğunu görmenize ve daha az satın almanıza yardımcı olacak ve onları şekillendirmenin yeni yollarını bulmanızı sağlayacaktır. Aynı zamanda daha az dağınıklık ve daha sakin alan demektir.

8. Bağış Yapın
Giymediğiniz kıyafetlerinizi atmayın. Muhtemelen daha ömürleri var ve bağışlanabilirler. Bağış yapmak, kıyafetlerinizin iyi bir amaca hizmet edeceği ve başka birinin sizin eski parçalarınızla daha sürdürülebilir olmaya bir adım daha yaklaştığı anlamına gelir.

9. İkinci el veya vintage parçalardan alışveriş yapın
Bir taşla iki kuş. İkinci el alışveriş yaparak, sadece karbon ayak izini azaltmaya yardımcı olmakla kalmayacak, aynı zamanda hep sahip olmak istediğiniz benzersiz parçaları çok daha ucuza satın alabileceksiniz.

10. Her mevsime uygun parçalara yatırım yapın
Yıl boyunca giyebileceğiniz parçalar satın alın. Soğuk bir iklimde yaşıyorsanız sadece yazlık kıyafet almak akıllıca bir yatırım olmayacaktır. Mont, ceket, kot pantolon, tişört ve klasik elbiseler gibi temel parçalara yatırım yapın.

1. Educate Yourself
-Investigate your favorite stores for their corporate social responsibility claims. This will also give you an insight about what they are doing for sustainability.

2. Repair Your Old Clothes
-Do no throw away your clothing and shoes if they rip or a heel breaks. Learn how to repair them or you can seek a tailor. It will cost much less for a repair than buying a new pair. 

3. Buy Locally

-Do not go immediately to shopping centers and fast fashion brand chains. This will both help local seller and your budget. It also means cutting down the manufacture and supply chain and knowing how the item has been made.

 

4. Go for quality, not quantity
- Don’t be fooled by temporary trends, having more pieces does not mean more stylish. Buying better quality pieces means more longevity for your wardrobe. Yes, this will cost you more money while purchasing but it is actually more budget friendly overtime.

5. Change what you splurge on
-Don’t splurge your money on something you will only wear once. Buy a high quality pair of jeans and make it that. You will have a more sustainable wardrobe to be proud of overtime than the items you haven’t even touched for years.

6. Wash Less
-Becoming more sustainable means saving more energy and resources so do not immediately wash your clothes after one wear and dry them naturally rather than tumble dry to reduce energy usage up to 40%. 

7. Organize your wardrobe
-Organizing your wardrobe will let you see what you have in your closet and help you buy less and prompt you to find new ways to style them. It also means less mess and calmer space.

8. Donate
-Do not throw away your unwanted clothes. They probably have more lifetime and can be donated. Donating means they will go to a good cause and you will help somebody to invest in being more sustainable with your old pieces. 

9. Shop secondhand or vintage
-Kill two birds with one stone. By shopping vintage and secondhand, you will not only help the cause to reduce carbon footprint since there is no new energy needed to produce them but also you will be able to buy your longed unique pieces much cheaper. 

10. Invest in trans-seasonal pieces
-Buy items that you will be able to wear all year around. It will not be a smart investment to buy only summer clothes if you live in a cold climate. Invest in staple and basic pieces such as coats, jackets, jeans, t-shirts and classic dresses. 

Kaşmir Kazak

Çevresel kaygılar, hepimizi, özellikle çevre üzerindeki olumsuz etkinin düzenli olarak işaret edildiği moda dünyasında, sürdürülebilir uygulamalara yönlendiriyor.

Faktör analizi, etik giyinmenin temelde 2 ilkeye dayandığını göstermektedir: kıyafetlerinizi satın aldığınız andan itibaren sorumlu seçimler yapmak ve ömürlerini uzatmak için onlara nasıl bakacağınızı bilmek.

Yılın başlangıcındaki iyi kararlar genellikle soğuk havalarla ilişkilidir ... ve soğuğa kaşmirden daha iyi ne gelebilir? Elbette kaşmir asil ve kaliteli olduğu kadar bakımı da zor bir yün çeşididir, ayrı bir özen gerektirir. Kaşmir bir kazak, iyi bakım uygulamaları gerektiren uzun vadeli bir giyim yatırımıdır. Kaliteli bir giysi, hızlı bir moda ürününe kıyasla doğal olarak daha iyi bir yıpranma direncine sahip olsa bile, ekolojik anlamda ayak izi ancak azami özen gösterildiğinde tamamen olumlu olacaktır. Yünlü bir kazaktan üç kat daha fazla yalıtkan olan kaşmir kazak, her görünüme uyum sağlar: Ne kadar çok giyerseniz, o kadar çok giymek istersiniz!

Estetik duyarlılıkla etik kaygıları harmanlayarak, erken aşınma ve yıpranmaya karşı etkili bir şekilde mücadele etmek için işte birkaç ipucu:

Kaşmir bir kazak nasıl yıkanır?

Kuru temizleme yasak! Kaşmir suyu seven doğal bir malzemedir. Sanılanın aksine, koruyucu bir file içine konulması, soğuk yıkama programı (özel yün programı) seçilmesi ve asla 30 ° 'yi geçmemesi kaydıyla çamaşır makinesinde yıkanabilir. Deterjan miktarını az tutun ve yumuşatıcı kullanmayın ( kaşmir doğal olarak yumuşaktır, ihtiyacı yoktur). Kaşmir liflerin özelliklerini uzun süre korumak istiyorsanız, sıkma programını maksimum 400 ila 600 tur arasında ayarlayın.

El yıkama talimatları da aynıdır: Yumuşatıcı içermeyen ılık su, uzun süre bekletmeden hızlı bir suya daldırmak, örgünün yapısına zarar vermemek için nazikçe döndürerek kurutmak yeterlidir.Kaşmirin keçeleşme riskine karşı kuruturken kazağını bükmeyin, bir havlu arasına koyun ve fazla suyu emmesi için hafifçe vurarak havluyla fazla suyunu alın.

Peki nasıl kurutulur?

Çamaşır mandallarını ve asmayı unutun, ister elektrikli ister doğal olsun, herhangi bir ısı kaynağından uzakta, düz bir şekilde kurutmalısınıız. Kurutmada gösterilen tüm özene rağmen biraz ütüleme gerektiriyorsa, bol buharlı ılık bir ütü kullanarak ters yüzünden ütüleyin.

Tüylenmesini nasıl önleriz?

Kaşmir kazağın kalitesi, eğirme sırasında kullanılan hammaddeye bağlıdır. Keçinin tüyü ne kadar uzun ve ince olursa, örgü ne kadar sıkı olursa, tüylenme olasılığı o kadar azdır. Bununla birlikte, yeni kaşmir bir kazağın genellikle fazla miktarda ham tüy döktüğü unutulmamalıdır; yalnızca arka arkaya yapılan yıkamalar, asıl tüylenme kaynağı olan üretim sürecinde kullanılan fazla kaşmiri çıkaracaktır. Tüylenme belirli bölgelerin düzenli olarak ovulmasından kaynaklanıyorsa, dikişleri parmaklarınızla çekmeyin, bunun yerine uygun bir kumaş tıraş bıçağı kullanın.

Nasıl katlanır ve saklanır?

Kaşmir kazak asılmamalıdır. Kuru ve iyi havalandırılan bir yerde, ışıktan uzakta, doğal malzemeden yapılmış koruyucu bir örtü içinde katlanıp düz bir şekilde saklanabilir.

Tekstil ürünleri, doğal kaynakları en çok tüketen ürünlerdir, bu da zamansız olduğu kadar dayanıklı olan parçaların seçilmesinin ana nedenidir. Aşırı giysi tüketimine karşı mücadele etmek, aynı zamanda favori kumaşlarımızın uzun ömürlü olmasını sağlayan günlük refleksleri nasıl benimseyeceğimizi de bilmek anlamına gelir: etiketlerdeki talimatlara bakın, yıkama tavsiyelerine uyun, kurutma makinesini aşırı kullanmayın ... çünkü her küçük ve basit hareket, gezegenimizi korumaya büyük bir destek!

Cashmere sweater

Environmental concerns are driving us all to multiply sustainable practices, particularly in the fashion world, where the negative impact on the environment is regularly pointed out.

Factor analysis shows that ethical dressing is essentially based on 2 fundamentals: making responsible choices from the moment you buy your clothes, and knowing how to care for them to prolong their lifespan. 

The good resolutions of the beginning of the year are often associated with the freezing temperatures ...and what better antidote to the cold than cashmere? A noble and high quality fabric, special attention needs to be paid to it. The cashmere jumper is a long-term clothing investment which, to be profitable, must be associated with good care practices. Even if a quality garment naturally has a better resistance to wear and tear compared to a fast fashion item, the ecological footprint will only be totally positive if it is treated with the utmost care. Three times more insulating than a woolen top, the little cashmere jumper fits into any look with good taste: the more you wear it, the more you want to wear it! Blending aesthetic sensitivity and ethical concerns, here are a few tips to effectively fight against its premature wear and tear.

How to wash a cashmere jumper?

Dry-cleaning at the dry cleaner's is forbidden! Cashmere is a natural material that loves water. Contrary to popular belief, it can be washed in the washing machine provided it is placed in a protective net, choose a cold wash programme (special wool programme) and never exceed 30°. Have a light hand on the amount of detergent and don't use fabric softener (it is naturally soft, it doesn't need it). Adjust the spin cycle between 400 and 600 rounds maximum, if you wish to preserve the properties of the fibres for a long time.

Hand washing instructions are the same: lukewarm water free of softener, a quick dip without prolonged soaking, gentle spin-drying so as not to damage the structure of the weave. Do not twist it at the risk of felting the material, simply place it in a terry towel and dab it gently to absorb the excess water.

How do I lay it out?

Forget clothes pegs and vertical hanging, prefer to dry flat, away from any source of heat, whether electric or natural. If, despite all the care taken in drying, it requires a little ironing, iron it on the reverse side, using a slightly hot iron with plenty of steam.

How to avoid getting pilling?

The quality of a cashmere jumper depends on the raw material used during spinning. The longer and finer the pile of the goat's down, the tighter the weave, the less likely it is to pilling. It should be noted, however, that new cashmere often sheds an excess of raw fabric; only successive washes will remove the excess cashmere used during the manufacturing process, which is the main source of pilling. If the pilling is caused by the regular rubbing of certain areas, do not pull on the stitches, but rather use a suitable textile razor instead of your fingers.

How to fold and store it?

A cashmere pullover should not be hung up. It can be folded and stored flat in a protective cover made of natural material, away from light, in a dry and well-ventilated place.

Textile articles are particularly gluttonous in natural resources, which is the main reason for choosing pieces that are as durable as they are timeless. Fighting against the hyper-consumption of clothes also means knowing how to adopt daily reflexes that ensure the longevity of our favourite fabrics: refer to the instructions on the labels, respect the washing recommendations, do not overuse the tumble dryer... because each small and simple gesture is a support to the great cause of protecting our planet!

Amidst the talks going around e-commerce doubling its share in luxury good market and social media becoming the essential online marketing strategy for every luxury brand, Bottega Veneta closed down its Instagram, Facebook and Twitter accounts without any explanation. The fashion scene was stunned. They had been just looking for a new global social media manager and then they suddenly went dark on every platform. Making this move just before their release of SS2021 collection has also caused people to speculate if it is just a PR stunt. If it is the intention or not, it is working. Everybody is discussing it now what is going on with Bottega.

- Daniel Lee -

To be real, Bottega’s bold move actually makes sense. The creative director Daniel Lee was the last one to join Instagram when he was working at Celine. He also does not have an account himself either. It is obvious that it is not his thing. Besides, when we look into the core philosophy of luxury brands, being overexposed is not an aim. In the end, they are luxury labels for people that want luxury, specialty and discreet. Bottega is the same. They don’t need any clout nor care about it. People who can actually afford luxury brands like Bottega does not care about brand’s social media posts either and care more about the personalized experience a brand offers.

Moreover, despite the surveys that Instagram is the best performing social media platform for luxury brands, only 30% percent of the luxury companies think it is effective. The rate is quite low turning the leads into real customers through these social media channels. When considering the money spent on these tools for the marketing, a brand would expect it to perform much better, however it falls short. So Bottega’s this bold move be quite smart and strategic both from pulling back the risk of overexposing and overbudgeting for social media ads. 

We will now have to wait and see if this rejection of social media will turn into a trend and go back into the old form luxury approach. If do, luxury brands would achieve what they want as in delivering leads by word of mouth and having a high ‘class’ so it is likely that other brands will follow Bottega’s lead. This could also result in fashion media and journalism to return to their old print approach. It will be interesting to watch how all of these will unfold in the future. 

 For sure, Bottega’s move might be shocking amongst today’s digital trends but it won’t be the first and only one we will witness. It would not be such a surprise if this move paves a new way for the luxury. There is much more to come in ever-evolving fashion and media world. Will this be, for all the frenzy going around social media channels, a game over? Only future could let us see. 

E-ticaretin lüks marka pazarındaki payını ikiye katlaması ve sosyal medyanın her lüks marka için vazgeçilmez çevrimiçi pazarlama stratejisi haline gelmesi gündemken, Bottega Veneta Instagram, Facebook ve Twitter hesaplarını hiçbir açıklama yapmadan kapattı. Moda sahnesi şaşkına döndü. Daha yeni global sosyal medya yöneticisi arıyorlardı ve sonra aniden her platformdan kendilerini çektiler. Bu hamleyi SS2021 koleksiyonunun yayınlanmasından hemen önce yapmaları ise insanların bunun sadece bir pazarlama oyunu olup olmadığını sorgulamalarına neden oldu. Niyet bu olsun ya da olmasın, bu hamle işe yarıyor. Bottega’ya dair şimdi herkes tartışıyor.
-Daniel Lee -

Bottega’nın bu cesur hareketi aslında oldukça mantıklı. Kreatif direktör Daniel Lee, Celine'de de çalışırken Instagram'a katılan son markaydılar. Kendisinin de bir instagram hesabı yok. Onun bu işlere inanmadığı çok açık. Üstelik lüks markaların temel felsefesine baktığımızda, aşırı göz önünde olmak bir amaç değil. Sonuç olarak, lüks markalar, lüks ve özel olmak isteyen insanlar için varlar. Bottega da bu felsefeye sahip. Herhangi bir nüfuza ihtiyaçları yok, bunu umursamıyorlar da. Bottega gibi lüks markaları gerçekten satın alabilen insanlar da markanın sosyal medya gönderilerini umursamıyor ve bir markanın sunduğu kişiselleştirilmiş deneyimle daha fazla ilgileniyorlar.

Üstelik Instagram'ın lüks markalar için en iyi performansı gösteren sosyal medya platformu olduğuna dair yapılan anketlere rağmen lüks firmaların sadece yüzde 30'u etkili olduğunu düşünüyor. Bu sosyal medya kanalları aracılığıyla potansiyel müşterileri gerçek müşterilere dönüştürme oranı oldukça düşük. Pazarlama için bu araçlara harcanan parayı değerlendirirken, bir marka çok daha iyi performans göstermesini bekler fakat sonuçlar yetersiz kalıyor. Yani Bottega’nın bu cesur hareketi, hem fazla göz önünde olup marka gizemini ve değerini kaybetme riskini hem de sosyal medya reklamları için aşırı bütçe harcama riskini ortadan kaldırmak anlamında oldukça akıllı ve stratejik.

Şimdi beklemek ve sosyal medyanın bu reddinin bir trend haline gelip gelmeyeceğini görmek ve eski anlayış lüks yaklaşımına geri dönüp dönmeyeceğini izlemek zorunda kalacağız. Eğer böyle olursa, lüks markalar, eskinin yöntemiyle kendi sınıfsal kitlesi içinde kulaktan kulağa pazarlanarak snob kültür içinde ün kazanma arzularına kavuşacaklar. Bu nedenle diğer markaların Bottega'nın liderliğini takip etmesi muhtemel. Bu aynı zamanda moda medyasının ve gazeteciliğin eski basılı yaklaşımlarına geri dönmesine de neden olabilir. Tüm bunların gelecekte nasıl gelişeceğini izlemek oldukça ilginç olacak.

Elbette, Bottega’nın hareketi günümüzün dijital trendleri arasında şok edici olabilir, ancak bu ilk ve tek şahit olacağımız şey olmayacak. Bu hamle lüks için yeni bir yol açarsa, bu bir sürpriz olmaz. Sürekli gelişen moda ve medya dünyasında yaşanacak daha çok şey var. Bu, sosyal medya kanallarının tüm bu çılgın oyunun bir sonu olabilir mi? Sadece gelecek görmemize izin verebilir.

Moda Tasarımı ve Teknolojisi

2020 yılı büyük değişiklikleri beraberinde getirerek, Covid-19 sebebiyle tüm dünya yıkıma uğramışken moda dünyası da bu yıkımdan etkilenenler arasındaydı. Çoğu yerde seyahat kısıtlaması dahil uygulanan kısıtlamalarla çoğumuz yürüttüğümüz işlere yeni modeller üretmek ve bu değişikliklere ayak uydurmak zorunda kaldık. Bu değişikliklerin en önemlileri ise uzaktan çalışmak ve dijital dünyaya daha fazla odaklanmaktı.

IFA Paris de dünyanın her yerindeki öğrencilerine online kurslar sağlayarak bu değişime ayak uyduranlardan oldu. Şimdi de Moda Tasarımı ve Teknolojisi lisans programını online olarak sunmaktan gurur duyuyor.

Moda Tasarımı ve Teknolojisi lisans programı, öğrencilerine yaratıcı ve teknolojik bir bakış açısı sunan eşşiz bir programdır. Fransız “savoir-faire” geleneksel anlayışıyla dijital modada son teknolojiyi harmanlayan kendine özgü bir müfredata sahiptir.

Online eğitim programı ‘offline’ müfredatı temel alarak üç akademik seneye karşılık gelen üç seviyeden oluşur.

Üçünçü yıl, öğrencilerin kendi tasarım koleksiyonlarını sundukları, jüriden geçtikleri ve IFA Paris’in Paris ve İstanbul’daki mezuniyet moda şovunda bu koleksiyonlarının yer alma fırsatının verildiği eğitimin en önemli yılıdır.

Programın gereklilikleri sebebiyle IFA Paris, profesyonel akademik ekibiyle birlikte Moda Tasarımı ve Teknolojisi programına ayrıcalıklı öğretim stratejileri geliştirmiştir. Özel geliştirilmiş modüller ve öğrenim deneyimleri etrafında kurgulanan bu programla öğrenciler, dünyanın 20 farklı noktasından gelen, deneyimlerini aktarmaktan heyecan duyan eğitmenlerin farklı becerilerinden faydalanma fırsatı yakalarlar.

Tümüyle gerçek bir eğitim deneyimi sunan uluslararası bu program öğrencilerin farklı kültürlerden bakış açılarına erişmesine olanak tanıyarak öğrencilere problem çözmede yaratıcı ve alışılmışın dışında analiz ve çözüm üretebilme becerilerini kazandırır. Program hakkında daha fazla bilgi almak için Moda Tasarımı ve Teknolojisi Online Lisans Programı sayfamızı ziyaret edin

Bachelor Fashion Design Modeling

The year 2020 brought with it tremendous changes as the world was left grounded because of COVID-19, and the fashion industry was no exception. With many restrictions in place, including travel, many have had to adapt to the changes by rethinking how things are normally done. This included working remotely and focusing on a digital environment.

IFA Paris was no exception, launching a portfolio of online courses accessible to students anywhere in the world. And it’s proud to announce the addition of the Bachelor Fashion Design and Technology.

The Bachelor of Fashion Design and Technology is a one-of-a-kind, uncompromising program that provides students with a creative and technological edge. It has a unique curriculum which blends French traditional “savoir-faire” with the latest technology in digital fashion.

This online programme is based on its “offline counterpart” and is structured around three levels corresponding to the three academic years.

It hits its climax in the third year, where students’ own fashion collection will be showcased, judged and given the opportunity to be displayed during the IFA Paris graduate fashion show in Paris and Istanbul.

Because of the specificities of such a programme, IFA Paris has developed a special teaching strategy unique to the Bachelor Fashion Design and Technology with a dedicated academic team. It’s structured around special modules and learning experiences, and students benefit from the variety of skills from motivated lecturers who come from more than 20 different countries.

This veritable educational melting pot allows students to benefit from different cultural perspectives which in turn, gives students the ability to analyse and solve issues in creative and unconventional ways.

For more information about the programme, visit Bachelor Fashion Design and Technology Online

French fashion designer Pierre Cardin
French fashion designer Pierre Cardin

One of the great names in fashion is no longer with us... Pierre Cardin, a man of many talents, passed away at the end of this year, after 70 years of a career marked by risk taking and confirmed success. With a very visionary aestheticism, he has demonstrated his art, establishing his triumph in Haute Couture as well as in prêt-à-porter. He also distinguished himself in sectors of activity where no one expected him, making his name an internationally recognised brand. A seasoned businessman, a bit provocative and a solitary wolf, "the emperor of fashion" leaves behind him a unique artistic heritage.

"Loving is good, but being loved is even better! " He was proud of his comeback and of his victory over life. Moving from being a Venetian emigrant (he fled fascism as a child) to being an ambassador of Parisian haute couture, Pierre Cardin first made his mark in the production of theatre costumes and masks.

Trained by Jeanne Paquin in the aftermath of the Second World War, then after a brief stint with Elsa Schiaparelli, he joined Dior, for which he would retain a deep admiration throughout his life. At the beginning of the 1950s, his thirst for enterprise finally led him to establish his own house, dedicated to evening wear and haute couture.

"I invented it all " was not just a presumptuous statement by Pierre Cardin, the facts bear out his claims...

In 1957, he was one of the first to set out to conquer Asia. In 1957, he was one of the first to set out to conquer Asia, heading for Japan, where he taught model making for a time, before seducing China with his creations in 1979.

Fashion design by Pierre Cardin - 1969

In France, he put men in the spotlight by having them march in 1958, an activity still reserved for women. But the big change in the Cardin fashion house came in 1959 when he became the pioneer of prêt-à-porter. Wishing to make his creations accessible to all, to democratise Haute Couture, he implanted his clothes in a Parisian department shop, "Le Printemps", in the form of a corner. After shaking up the codes of women's fashion, he made the 1960s the starting point for the men's ("Cylindre" Collection) and children's ("Les Triplés" Collection) prêt-à-porter collections.

The man who always refused to retire will never stop throughout his career, sometimes surprising, always innovating, often disturbing.

Inventor of futuristic fashion in the same way as Paco Rabanne or Courrèges, he dared unstructured design, generous shapes, geometric patterns. From the bubble dress to the Mao costume worn by the Beatles, from the unisex Cosmocorps collection inspired by the conquest of space to the "Cardine" dress made of moulded triangles, Cardin imposes his style. But Cardin also imposes his name, a brand that he chooses to distribute on a large scale in the form of licences. A stroke of genius for some, betrayal for others. From designer clothes to cigarette packs, he will make very lucrative marketing choices by putting his name on more than 800 derivative products!

In 98 years, Pierre Cardin has taken up every professional challenge with an insatiable appetite, always with the same desire to explore new paths. He leaves his mark forever as a costume designer, stylist, outstanding businessman, restaurateur and hotelier. Passionate about culture and design, a respected patron of the arts, he will remain the first couturier to have raised Haute Couture to the rank of the Academy of Fine Arts. The man of 58 houses, owner of the Palais Bulles and the former castle of the Marquis de Sade, left on December 29th to join his last home. The one he had neither chosen nor decorated, the one where he now rests for eternity

Fransız modacı Pierre Cardin

Modanın en büyük isimlerinden biri artık aramızda değil… Farklı yetenekleriyle bilinen, risk alarak başarının imzasını atmış olduğu 70 yıllık bir kariyerin sahibi Pierre Cardin yıl sonu hayatını kaybederek 2020 yılının son kötü haberini verdi. Öngörüsü ve hayal gücü yüksek estetik anlayışıyla sanatını icra eden Cardin, hem Haute Coutre giyimde hem prêt-à-porter giyimde başarısını kanıtlamıştı. Kimsenin beklemediği sektörlerde de kendini kanıtlamış, ismini uluslararası olarak tanınan bir markaya dönüştürmüştü. Başarılı iş adamı, provokatif ve yalnız kurt, ‘modanın imparatoru’ vefatından sonra da arkasında zengin bir miras bırakıyor.

‘Sevmek güzel, ama sevilmek daha da güzel!’ Hayata karşı aldığı zafer ve geri dönüşüyle hep gurur duymuştur Cardin. Çocukluğunda faşizmden kaçan Venedikli bir göçmen kimliğinden Paris’in Haute Couture elçisi haline dönüşen Pierre Cardin kendini tiyatro kostüm ve maskeleri yaparken göstermiştir.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Jeanne Paquin’den eğitim alan, kısa süreliğine de Elsa Schiaparelli ile çalışan Pierre, Dior’da çalışmaya başlar. Dior’a olan derin sempatisi de hayatı boyunca devam eder. 1950’lerin başında girişimci ruhunun yükselmesi gece kıyafetleri ve haute couture üzerine moda evini açmasını sağlar.

Aslında Pierre Cardin’in Hepsini ben icat ettim’ söylemi kulağa fazla abartı gelebilir, fakat yaptığı her şey bu söylemini destekliyor…

Moda dünyasında Asya’yı fetheden ilk kişilerden biridir.. 1957 yılında İlk olarak bir süreliğine Japonya’ya kalıp tasarımı eğitimi vermeyen giden Cardin, 1979 ‘da da tasarımlarıyla Çin’I kasıp kavurmuştur.

Pierre Cardin tarafından moda tasarımı - 1969

Ancak Cardin moda evindeki asıl büyük değişiklik, 1959'da prêt-à-porter'ın öncüsü olduğunda gelmiştir. Kreasyonlarını herkese açık hale getirmek, Haute Couture'u demokratikleştirmek için tasarımlarını Paris'teki bir departman mağazası olan "Le Printemps" e bir köşe şeklinde yerleştirmiştir. Kadın modasının alışılmışlarını yıktıktan sonra 1960'ları erkek ("Cylindre" Koleksiyonu) ve çocuk ("Les Triplés" Koleksiyonu) prêt-à-porter koleksiyonlarının başlangıç noktası yapmıştır.

Her zaman emekli olmayı reddeden Cardin elbette  kariyeri boyunca asla durmamış, bazen şaşırtıcı, her zaman yenilik yaratacak, çoğu zaman rahatsız edici olacak.

Paco Rabanne veya Courrèges ile aynı şekilde fütüristik modanın mucidi Cardin, yapılandırılmamış tasarıma, abartılı şekillere, geometrik desenlere cesaret etmekten kaçınmamıştır. Kabarcıklı elbiseden Beatles'ın giydiği Mao kostümüne, uzayın fethinden esinlenen cinsiyetsiz Cosmocorps koleksiyonundan kalıp üçgenlerden oluşan "Cardine" elbisesine kadar Cardin her tasarımında farklı stilini yansıtmıştır. Ancak Cardin’in en önemli farklı özelliği, geniş ölçekte dağıtmayı seçtiği bir marka olan ismini de tüm bunlarda yerleştirmeyi başabiliyor olması. Bu bazıları için dahiyane, bazıları için ise marka değerine ihanet. Cardin, Tasarımcı giysilerden sigara paketlerine kadar 800'den fazla çeşit ürüne adını koyarak çok kazançlı pazarlama stratejileri tercih etmiştir.

Pierre Cardin 98 yıldır her profesyonel zorluğu doyumsuz bir iştahla, her zaman yeni yollar keşfetme arzusuyla üstlenmiştir. Kostüm tasarımcısı, stilist, seçkin iş adamı, restoran işletmecisi ve otelci olarak sonsuza dek izini bırakmıştır. Kültür ve tasarım konusunda tutkulu, sanatın saygın bir hamisi olarak, Haute Couture tasarımı Güzel Sanatlar Akademisi'nin önemli bir alanı haline yükselten ilk modacı olmaya da devam edecektir.

Bulles Sarayı’nın ve Marquis de Sade'nin eski kalesinin ve 58 evin sahibi, 29 Aralık'ta  son evine gitmek için aramızdan ayrılmış oldu Ne kendi seçtiği ne de süslediği evinde, şimdi sonsuza kadar dinlenecek…

menu linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram