Menu
BAŞVUR

Afrika Modası Modanın Geleceği mi?

IFA Paris’in sanat direktörü Jean-Marc Chauve şu anda Imane Ayissi markasının danışmanlığını ve direktörlüğünü yapmakta. Chauve pazarlama, moda tasarımı ve modanın sosyo-semiolojisi eğitimlerini aldı ve daha önce Nelly Rodi ve Maison Martin Margiela markalarında çalıştı. 

Son zamanalara kadar Kısmi-Sahra uluslararası moda sisteminin dışında kalan dünyanın tek bölgesiydi. Afrika ülkeleri moda vel üksün geleceğinin yeni pazarı olarak son iki yılda sunulurken biz de bu arada yaratıcı modanın çok önemli aktörleri olacak yeni fikirlerle yeni nesil tasarımcıları keşfediyoruz. 

Imane Ayissi SS 2018

Bugün Rusya’dan Çin’e, Güney Afrika’dan Güney Doğu Asya’ya bütün dünya küresel moda sisteminin bir parçası. Sadece Kısmi-Sahra bir kenara bırakılmış görünüyor: Lif üretimine indirgenmiş bir tekstil endüstrisi, hiç birmarka ve perakende ağı olmaması, yerel bir halk gösterisine benzeyen bir sürü moda gösterileri ve sanat üretimi. Bütün bunlar son 2 yıldır değişmekte.  Avrupa’da bizler afrika pazarının geleceğin lüks ve yeni moda pazarını temsil ettiğini söyleyen konferans ve seminerlerin çoğalmasına şahit oluyoruz. Bu pazarın Euromonitor tarafından günümüzde 31 milyar dolara ulaştığı söyleniyor. Zegna, Hugo Boss, Mango ve Zara gibi markalar ve Elle ve Cosmopolitan gibi dergiler yeni mağazaların veya yerel versiyonlarının açıldığını söylüyor.

Ama bu sistemin tamamen bir parçası olmayı beklemeden Afrika, Lagos Moda Haftası’yla net bir yaratıcılık gösteriyor. Nijerya’nın ekonomik başkenti Lagos, 10.000’i aşkın milyoneriyle kıtanın en trend bağlantı noktası.  Örneğin içerisindeki Marni, Louboutin gibi markalar ve Afrikalı markaların bulunduğu ünlü mağaza Alara, Paris’teki Colette ve Milan’daki 10 corso como ile rekabet edebilecek bir mağaza.  Son 2 moda haftasıyla Lagos Moda Haftası Vouge US, GB ve Italy ve hatta Business of Fashion tarafından merakla beklenen ve takip edilen bir etkinlik haline geldi. Koleksiyonların seviyesi halen çok eşit olmasa da bazı isimler öne çıkıyor: Maki Oh, Lisa Folawiyo, Nkwo Onwuka, Imane Ayissi, Loza Maleombho, Meena, Orange Culture ve Laurence Airline. Nijerya, Kamerun ve Fildişi Sahili çıkışlı bu isimler yaratıcılık ve profesyonellik bakımından Londra ve Paris’teki çağdaşlarından geri kalmıyorlar.  Ancak, bu isimler, sadece geri dönüşüm ve vintage ilham alabilecek gibi gözüken uluslararası moda semalarında şaşırtıcı derecede yeni olan kendi estetik unsurlarını sergilemektedir.

Lisa Folawiyo SS 18 Lagos Fashion Week

Bu modaya hitap etmek, tıpkı Afrika çağdaş sanatına olan iyimser bakış gibi (örneğin, Fondation Vuitton'da Art / Afrique veya Paris'teki Fondation Cartier'deki Malick Sidibé gibi farklı sergilerin başarısına bakın), bu yaratıcıların Afrika Kıtası’nın bilinmeyen kültüründen gelen ilham dolu çağdaş stillerin karışımının kapasitesiyle açıklanabilir. Bütün bu tasarımcıların ortak noktası Paris,Londra veya New York’da eğitim almış ve sonrasında Avurpa ve Amerika’da kalmış ya da Afrika’nın farklı noktalarına dağılmış olmaları. Onlar aynı zamanda kendi sosyal ağlarını çok iyi yönetebilmişlerdir ( Örneğin Orange Culture bugün Instagram’da 71 binden fazla takipçiye sahip).

Bu esnada, yeniden yorumlanmış olsalar da, geleneksel ve yerel baskıları, spor kıyafetlerine veya Paris tarzı görünümlere dahil etmek için geleneksel ve yerel baskılar kullanmaktadırlar. Ama en önemlisi, onların çalışmaları her zaman etiklere saygılı, sürdürülebilir ve kültürü ön plana çıkaran ve Afrika toplumunu evrimleştiren bir tarza sahip, ki bu da dünya trendleri ve lüks anlayışından sıkılmış tüketici baştan çıkarmakta.

O halde, Afrikalı tasarımcılar tıpkı 80’lerde Japonların ve 90’larda Belçikalıların olduğu gibi 2020 modasını yeni kralları mı? ELLE, Grazia, Vogue İtalya gazetecisi ve Afrika Çağdaş yaratıcılığına adanmış bir e-ticaret ve tanıtım platformu olan Lago54'ü tanıtan Emmanuelle Courrèges, zorlukların hala çok fazla olduğunu söyledi. Nitekim, pazar henüz buna hazır değil ve bu fikre alışkın da değil. Başlıca lüksün fiyatı Afrika ve Afrikalı tüketicilere alışılmadık geliyor (Nijerya hariç) ve eğer alım güçleri varsa hala batılı markaları tercih ediyorlar. Tekstil endüstrisinin azlığından kaynaklı üretim ve kalite problemleri ve kalifiye olmayan yerel işgücü gibi konuların onları diğer kıtalardan gelen ürünleri almaya zorlaması da diğer bir güçlük. Sonuçta, gelişim kapasiteleri sıklıkla kurumsal ve özel yatırımcıların yokluğundan dolayı oto-yatırımlarla sınırlı: Kısmi-Sahra bölgesinde moda ekonomik ve politik dünya tarafından hala ciddi bir yatırım aracı olarak görülmüyor. Ancak, asıl zorluğun büyük olasılıkla kendilerinin yoksun olduklarıbir endüstri tarafından meşru olarak görülmek ve bu yüzden Emmanuelle Courreges’in belirttiği gibi “Moda” kelimesinin önünde “Afrikalı” kelimesini unutmak zorundalar. Courreges’in bir dileği ise “bir gün tıpkı Vanessa Bruno çantası istediğimiz, Imane Ayissi çantası isteyeceğiz”.  (Cheekmagazine – 09/11/2017 röportajından)

Jean-Marc Chauve

Lisans Moda Tasarımı Ve Teknolojisi

Peş peşe 3. yılda da IFA Paris Moda Tasarımı ve Teknolojisi bölümü SMBG-Eduniversal Institute tarafından fransız moda okulları arasında birinci seçildi. SMBG her yıl Fransa’da ve tüm dünyada bir sıralama yapıyor.

Okulun, İnsan Kaynakları'nın farklı yönleri ile tanınması, mezuniyet sonrası ilk işteki fırsat ve ücret düzeyleri ile öğrenci memnuniyeti endeksi, Fransız moda okulları sıralanırken dikkate alınan üç farklı kriterdir.

Arda arda 3 yıl birinci olmak tutarlı çalışmanın, çabaların ve işe adanmışlığın bir ödülü oldu. Ayrıca Fransa’a ve diğer ülkelerde çağdaş eğitim metodları ve vizyonuyla tanınan IFA Paris’i güçlendiren bir ödül oldu.

SMBG sıralaması hakkında daha fazla bilgi şuradan alınabilir:
http://www.meilleures-licences.com/licence-mode.html

SMBG - IFA Paris Ranking Certificate (click to enlarge)

 

 

Moda Sahnesi: Analitik Data Moda Trendlerini Tahmin Edebilir mi?

IFA Paris’in sanat direktörü Jean-Marc Chauve şu anda Imane Ayissi markasının danışmanlığını ve direktörlüğünü yapmakta. Chauve pazarlama, moda tasarımı ve modanın sosyo-semiolojisi eğitimlerini aldı ve daha önce Nelly Rodi ve Maison Martin Margiela markalarında çalıştı.

E-ticaretin gelişmesi ve moda satın alımlarındaki kararlar bakımından internetin önemi yüksek boyutlarda dataların toplanmasına olanak vermekte. Bu “Big Data” – müşterilerin yeni teknolojilerle farkındalığını arttıran data – trendleri tahmin etmeye yardımcı olabilir mi? Ve sonunda modanın tahmin edilebilirliğini mümkün kılabilir mi?

“Big Data” moda endüstrisinde yükselişte. Köşeyazıları, tartışmalar ve yuvarlak masa toplantıları konu üzerinde daha çok yapılıyor ve uzmanlar trend ofislerinin (ve hatta stilistlerin) yakında algoritmalarla yer değiştireceğini ön görüyor. Moda endüstrisi, özellikle hızlanma ve dijitalleşme açısından henüz tamamlanmamış derin değişimler geçiriyor. H & M gibi kitlesel pazar markaları için ufuk artık yarım mevsim değil, birkaç hafta içinde bir ürün oluşturulmalı ve üretilmeli, geleneksel trend ofisleri ise genellikle mevsime göre çalışmalar yapıyor. Ayrıca, üretim hacimleri ve düşük marjları, risk almak için fazla yer bırakmıyor, üretilen her giysi en iyi satan ürün olmalı.

Ancak e-ticaretin modadaki payı istikrarlı bir şekilde artmakta olup, IFM anketlerine göre 2016 yılında Fransa'daki tekstil giysilerinin neredeyse %17'sini temsil etmektedir. Bu, Amerika Birleşik Devletleri'nde %20'den fazladır, ürün tipleri ve markaların yerlerine göre önemli eşitsizlikler olsa bile. Ve Farfetch tarafından mağazaların geleceği için düzenlenen bir konferansta konuşan McKinsey direktörü Nathalie Remy’ye göre 2025’te satın almaların %75’i mağazada gerçekleşiyor olacaksa da 99%’u dijitalden etkilenecek. Bu nedenle geleceğin en iyi satanlarını tahmin etmek için algoritmik analizleri müşteri hakkında mükemmel bilgi verecek olan dijitalden toplanan büyük veriye güvenme isteği çok fazla.

Dolayısıyla, Google artık "trendspotting" bölümüne sahip ve düzenli olarak "moda trendleri raporlarını" internet kullanıcılarının anahtar kelimelerinin arama eğilimlerine göre yayınlıyor. Giysiler söz konusu olduğunda çalışmalar sınırlıdır, çünkü kelimeler modada temel olan görsel ya da soyut olmayan veriler, estetik ve üsluptan sorumlu değildir. Önde gelen online trend ajansı olan WGSN, gelecekteki satışları tahmin etmek için geçmiş satışları analiz eden bir hizmet olan INstock'u yarattı. Dior, Levi's, L'Oréal ve Alexander Wang gibi markalarla işbirliği yapan yeni ürünler için bir lansman ajansı olan Lauchmetrics, daha da iddialı bir şekilde, web sitesinde şöyle demektedir: “Veriler, markalar için en sadık müttefik haline gelmekte. Müşterilerin ihtiyaçlarını ve trendleri “hayal etmek” artık gerekli değil. Bundan sonra sadece veri beklentileri ve trendleri tahmin etmek için yeterli olacaktır”.

Big Data’yla trendlerin tahmini tam bir bilim haline geldi mi?

Ekim ayının başında Paris'te düzenlenen son Moda Teknoloji Haftası'nda Lectra ve ESCP Europe tarafından düzenlenen bir yuvarlak masa toplantısında “çok kanallı” bir pazarlama ajansı olan Claravista'nın kurucusu Edouard Fonkenell tarafından söylediği gibi: Bu hiç bir zaman kusursuz olamaz, bir algoritma her zaman hata yapar ". Her online tüketici bunu kendine yorabilir: daha yeni aldığımız bir ürünün bize sunulması ya da tamamen kullanamayacağımız bir ürünün (karşı cinse hitap eden ürünler) bize sunulması gibi. E-ticarette pazarlamanın kendini kanıtlaması için daha yolu var.

Ancak her şeyin ötesinde, bu vizyon modaya duyulan derin ihtiyaçların “ihtiyaç” ya da “beklenti” ye cevap vermeyen bilgi eksikliğini yansıtmaktadır. Klasik pazarlama anlamında talep hakkında konuşamayız: gelişmiş toplumlarımızda, tüm tüketicilerin dolapları aşırı doygunluktadır. Moda, arzu ve trendlere, daha doğrusu aynılıktan ve deja-vu’dan bıkmaya, bilinmeyenin ve yeniliğin arzusuna dayalıdır. AMI markasının yönetici direktörü Nicolas Santi-Weil’n dediği gibi; “Bugün kimsenin ihtiyaç duymadığı ama yarın herkesin isteyeceği birşeyi yaratmak”.

Dolayısıyla, veri analizi, yükselen bir eğilimin kitlesel bir eğilim haline geldiğinde veya bir trendin düşüşünü tahmin etmek için kesinlikle çok yararlıdır. Bu nedenle, hiçbir zaman bir trendin ortaya çıkışının başlangıcında olan ve kısa vadede işe yaramayan kitle pazarı sektörüne mükemmel şekilde uyum sağlayan bir araçtır. Her durumda, müşterilerinizi daha iyi tanımak, herhangi bir marka için bir zorunluluktur, ancak yeterli olmaktan çok uzaktır. Geçmişteki verilerin ve büyük miktarlardaki analizlerin, başlangıçta sadece küçük bir kısmı ve genellikle atipik bir pazarla ilgili olan yeni eğilimleri nasıl algılayabileceğini görmüyoruz. Gelecek, sezgiyle donatılmış ve çok karmaşık çok sayıda zayıf sinyalin analizini yapabilecek yapay zekanın görünümünü koruyor mu? Belki de bu arada, moda pazarını sadece büyük verilere dayanarak korumak, bunun yerine sadece “öngörülebilir” ürünler sunarak moda tüketimindeki düşüşü hızlandırabilir ve bu nedenle çok arzu edilen bir şey değildir.

Jean-Marc Chauve

New York Fashion Week’in geleceği var mı?

Jean-Marc Chauve şu anda bir Moda Danışmanı, Imane Ayissi markasının direktörü ve IFA Paris Sanat Yönetmeni. Pazarlama, moda tasarımı ve sosyo-moda semiyolojisi okudu ve Nelly Rodi ve Maison Martin Margiela'da çalıştı.

Son birkaç yılın önde gelen moda haftalarından biri haline gelmeyi başarmış olsa da, New York'un en ilginç markalarının birçoğunun Paris Moda Haftası'na katılması, New York Moda Haftası'nın önemini zayıflatıyor. Bu durumu nasıl açıklayacağız? New York Fashion Week, 'nüfuzlu konumunu korumak için kendini nasıl yenileyebilir?

Ekim ayının başında Paris Moda Haftası ile sona eren 2018 İlkbahar-Yaz modası haftaları maratonunda, dört ana moda haftasından biri kriz halinde görünüyor: New York'ta düzenlenen. Aslında bu sezon New York'ta en popüler moda şovları orada yer almayan şovlardı. Thome Browne, Altuzarra, Rodarte ve Proenza Schouler, 2018 İlkbahar-Yaz koleksiyonlarını Paris'te sergilemeye karar verdiler. Moda için çok önemli olan bu markalar, en yaratıcı markalardı. Sadece bir kaç sezon önce modaya olan hegamonik hırslarını ortaya koyarken New York’taki bu durumu nasıl açıklayacağız?

NYFW

Herşeyden önce moda endüstrisinin bir değişim halinde olduğu ve büyük markalar ya da önemli başkentler için artık kazanılmış bir pozisyonun olmadığı görülüyor. Yenlikleri sayesinde ikincil olarak kabul edilen bazı moda haftaları (Tokyo, Tiflis, Şanghay, Seul, Lagos, Johannesburg, vb.) basın ve uluslararası alıcıların ilgisini çekmeye başlamıştır.

Bu ayrıca, Amerikan markalarının çağdaş moda endüstrisinde moda haftalarının rolünü tam olarak anlamadıklarını da gösteriyor. 1970'lerden beri müşterilere yeni koleksiyonların sunumunu organize etmek için moda haftaları Haute Couture ile birlikte Paris'te doğmuş olsaydı, lüks hazır giyim ve moda tasarımcılarının ortaya çıkışı ile güçlü imajlar ve yenilikçi fikirler yaratarak moda arzusunu yeniliyen bir tür ayin olurlardı. İnternet ve sosyal paylaşım ağları ile bugün şu daha da doğrudur: Görsel aşırı doyum bağlamında canlı yayınlanan defileler ile ürün satmak ürünler daha basit olsa bile markanın yaratıcılığını ve cazibesini korumalıdır. Bu strateji Gucci'nin canlanmasını sağlamıştır ve Rick Owens, Thom Browne ve Apparel gibi bağımsız markalara kendilerini kurmalarına izin vermiştir. Bununla birlikte, genel olarak Amerikan moda okulları tarafından yaygın olarak desteklenen modanın Amerikan vizyonu, tasarlanan her bir ürünün herhangi bir işte olduğu gibi hızla ve büyük ölçeklerde satılması olarak karşımıza çıkmaktadır. New York Moda Haftası'nı birkaç istisna dışında başarılı yapan şey, anın trendlerini geri dönüştüren ortak kıyafetler içeren moda defileleridir. Her ne kadar bu markalar Amerikan pazarında ticari bir varlığa sahip olsa da, çok fazla ihracat yapmıyorlar ve büyük bütçeler harcayarak sergi salonlarında kolaylıkla satılabilecek moda şovu koleksiyonlarını sergileme ilgisi belirsiz görünüyor. Uluslararası alıcılar, blog yazarları ve gazeteciler, dünyanın dört bir yanındaki dükkanlarda kolayca bulunabilecek kıyafetleri keşfetmek için seyahat etmenin değersizliğine vurgu yapıyor.

​​​​Peki, New York Moda Haftası nasıl yeniden canlandırılmalı?

- Her şeyden önce, Amerika Moda Tasarımcıları (CFDA) Konseyi, resmi moda haftası takviminde kayıtlı markaların seçimi için “Federation de la Haute Couture and Paris Fashion”dan ilham alabilir. Seçim Paris'te sert ancak yaratıcılığın minimum yeterlilik seviyesini ve dolayısıyla takvimin tüm moda şovlarının en yüksek ilgisini garanti ediyor. Bu nedenle, dört büyük moda haftasından en uzun olanı New York Moda Haftası takvimi, gerçek bir "editting" çalışmasına ihtiyaç duymaktadır, ancak bu, editoryal konumlamanın yeniden tanımlanmasını gerektirir.

- Amerika Birleşik Devletleri spor giyimin evidir, bu nedenle New York meşru olarak şu anda piyasaya sürülecek yaratıcı spor kıyafetin başkenti olabilir: En son Fenty X Puma moda şovu iyi bir örnektir. Ancak spor markaları, Londra'yı bu sezon seçen Tommy Hilfiger ya da New York Moda Haftası'na 13 yıl sadık kaldıktan sonra Paris'te sergilemeye karar veren Lacoste'un gösterdiği gibi yaratıcı bir ortama da ihtiyaç duyuyor.

- New York ayrıca Amerikan "eğlence" geleneğinden de ilham çekebilir ve mega şovların başkenti olur; Philipp Plein’ın bu sezon yaptığı gibi; dansçılar, şarkıcılar ve VIP'ler ile mükemmel bir şekilde sosyal ağlar için ayarlanmıştır. Fakat risk, yalnızca çok büyük mali imkânları olan markaları cezbetmek ve bir moda haftasının temelini oluşturan modayı arka planda koymak olacaktır.

- New York şehrinin imajı, sanat açısından çok verimli olan 70'li ve 80'li yılların "yer altı" kültüründen hâlâ yararlanmaktadır. Bu yer altı kültürü halen modaya uzanıyor. Shayne Oliver gibi yaratıcı kişiler ya da Eckaus Latta ve Vaquera gibi markaların bunun en iyi temsilcileridir. Bu gibi bağımsız markaların ortaya çıkmasını sağlayacak yardımları yaparak CFDA, New York Moda Haftası’na ihtiyaç duyduğu yratıcılığı ve yeniliği katabilir.

- Paris Moda Haftasının en büyük ilgi alanlarından biri, dünyanın dört bir yanından en iyi yaratıcı markaları çekmesi ve New York'u arketip kozmopolit kent olması.  Yenilikçi moda sunumları sayesinde ilgi çekebilecek Güney Amerika ya da Asya ülkelerinin tasarımcılarını kabul etmenin tüm meşruiyetine sahiptir Paris.

ABD moda pazarının boyutu ve dinamizmiyle New York şüphesiz önde gelen moda başkentlerinden biri olmayı sürdürüyor. Fakat moda haftasının eleştirileri lider konumda olanlar için bile küresel moda endsütrisinin hızlı değişimine ayak uydurmak gerektirdiğini gösteriyor. Bir moda başkenti olan New York, ya şimdi kendini yenileyecek ya da ikinci sınıf bir moda kenti olacak.

Jean-Marc Chauve

Cindy Temime

IFA Paris tarafından verilen Moda Stüdyosu Kısa Kurs Programı bir moda tasarımcısı olmak için temel bilgileri öğretir: ana fikir çiziminden doğru kumaş seçimine ve giysi yaratımına. Fransız moda tasarımcısı Cindy Temime neden bu programı seçtiğini ve ne kadar zevk aldığını anlattı.

IFA Paris’in moda tasarımı üzerine Moda Stüdyosu Kısa Kursu 3 ana tema altında toplam 256 saatten oluşan komple bir eğitimdir, bu temalar: Moda Tasarımı, Drapaj & Desen ve Tekstildir.

Cindy Temime

Yeni, stajyer moda tasarımcısı Cindy Temime başlamak için bir dakika bile duraksamadı ve bunu başardı. “ Yeniden bir meslek eğitimi alıyordum ve bu gerçekten yapmayı istediğim şeyin bir yansımasıydı.  İşletme mezunu olduktan sonra pazarlama, eğitim ve işe alım alanlarında çalıştım. Son işim bir İK firmasında işe alım uzmanlığıydı. Fakat o zamanlar rahat koltuğumdan kalkmak daha yaratıcı ve farklı bir şeyler bulmak istiyordum. İşte o zaman gerçek tutkumun moda olduğunun ve bir moda tasarımcısı olmak istediğimin farkına vardım. Benim için çok çılgın bir fikirdi çünkü bir kıyafet yaratma konusunda hiç bir şey bilmiyordum. Ama öğrenmek istedim. Çizim ve dikiş için başlangıç dersleri aldım ve projem onaylandığında eğitim programı araştırmaya başladım. “

Cindy Temime kısa ve yoğunlaştırılmış bir eğitim programı arıyordu. “ Benim için 3 yıl okumak iyi bir şey değildi. Bir kaç okuldan bilgi aldıktan sonra seçtiğim okul IFA Paris oldu. Bunun bir çok sebebi var: Bu okul uluslararası bir vizyona sahip ve İngilizce eğitim veriyor. Ben bir Fransızım ve İngilizcemi geliştirmek istiyordum. Ayrıca IFA Paris’te okuyan dünyanın bir çok ülkesinden öğrenci var ve böyle bir ortamda bulunmak ve farklı kültürleri ve deneyimleri paylaşmak çok öğretici. Aslında önce okulu ziyaret ettim ve orayı gayet sıcak ve hoş buldum. Moda okulları hakkındaki klişelerden korkuyordum ama bu okul çok hoş ve sadeydi. Bir diğer sebebi daha eklemem lazım; öğrenciler eğitimlerinden sonra staj fırsatı bulabliyor ve bu benim için çok önemli çünkü bunu moda dünyasına atılacak ilk adım olarak görüyorum.”

Cindy Temime

Moda Stüdyosu Kısa Kursu çok yaratıcı bir program. Rahat bir atmosferde eğitim veriliyor. “Bu yaratıcı atmosfer benim için çok yeniydi. Gerçekten çok hoşuma gitti. Ofis ortamında çalışıyorsanız pragmatik oluyorsunuz ve yaratıcılığınızın bir kısmını kaybediyorsunuz. Ve ben bunu IFA Paris’te geri kazandım. Çünkü evet, yaratmak için ilham bularak, resimleri kesip “mood board”a yapıştırarak rahatlayabiliriz.  İş dünyasından bir çok insan konformizme döner. Moda tasarımında ise bunun tam tersi olmasından çok memnunum. İnsanlar kendi olabiliyor ve farklılıklarını ifade edebiliyorlar. Yaratıcılıklarına özgürlük verebiliyorlar. Yani IFA Paris’te olmak yeniden çocuk olmak gibiydi. Benim için başka her şeyi boşvermek ve kendimi buna odaklamak çok iyi oldu. Eskiden çizim yapmak boş zamanda yaptığım bir aktiviteydi, şimdi ise bunu bütün gün iş olarak yapmak bir harika! Bu arada kursta tanıştığım insanlardan da çok memnunum. Hepimiz başka ülkelerden geliyorduk ve birbirimizden çok şey öğrendik. Bir takım gibiydik ve tavsiyelerimizi daha iyi olmak için birbirimizle paylaştık. Hepimizin aslında farklı eğitim ve profesyonel alanlardan geldiğimiz gerçeği çok hoştu: mesela Nazuma (Dubaili) bir avukat; Natasha (Ekvatorlu) kendi moda markası ve şirketi var; Carrie New York’ta grafik tasarımcı olarak çalışmış. Ve hepimiz önyargısızca aynı şeyi öğrenmek için bu programdaydık” dedi Cindy.
 

Cindy Temime

Cindy Temime, kendi tarzını IFA Paris’te eğitim alırken buldu. “Başlarda kendi koleksiyonumuzu tasarlamayı planlarken kendi tarzımı nasıl bulacağım konusunda çok sorun yaşadım. Ve fikir geliştirme ve “mood board” hazırlama bölümünün sonunda kendi evrenim hakkında daha net fikirlere sahiptim moda tasarımcısı olma konusunda daha emindim. Bu kurs benim ne tarz kıyafetler tasarlamak istediğimi bulma konusunda, müşterimin kim olacağını belirlemede ve hikayemin ne olacağı hakkında bana yardımcı oldu. Haftada bir kez dışarıya farklı yerlere gezilere gittik. Eğitmenimiz bunun ilham geliştirmeye yardımcı olacağını söyledi. Picasso Müzesi’ne, bir Balenciaga sergisine, bir Chloe sergisine,bir Dalida sergisine ve Mercy ve Malhia Kent gibi bazı butiklere gittik. Amacımız hedef kitleyi ve satılan ürünleri gözlemlemekti. Dışarıya çıkmak ve gerçek dünyayı görmek iyi bir fikirdi. Bu sayede sanat ve moda hakkında yeni şeyler öğrenebildik ve kendimizi geliştirdik.”

Moda Stüdyosu Kısa Kursu Cindy için kesinlikle yeni bir şeylerin başlangıcıydı. “Benim için müthiş bir deneyimdi” diyor ve ekliyor: “fikirlerimi gerçekleştirmemde ve bir moda tasarımcısı olmamda çok yardımcı oldu. Kendimi geliştirmek için sürekli öğrenme arzusu verdi ve umut ediyorum ki henüz en iyi sonucu görmedim!”

Bu kurs için gelecek dönemler Ekim 2017, Mart 2018 ve Temmuz 2018’de başlıyor. Detaylı bilgi almak ve kaydolmak için: Moda Stüdyosu

Natasha Fonte

IFA Paris tarafından verilen Moda Stüdyosu Kısa Kurs Programı bir moda tasarımcısı olmak için temel bilgileri öğretir: ana fikir çiziminden doğru kumaş seçimine ve giysi yaratımına. Avrupa esintili bir Latin markası olan Be You’nun kurucusu Ekvator doğumlu kuratör ve tasarımcı Natasha Fonte bu kursu bitirdi ve bizimle görüşlerini paylaştı. 

Natasha Fonte

IFA Paris’in moda tasarımı üzerine Moda Stüdyosu Kısa Kursu 3 ana tema altında toplam 256 saatten oluşan komple bir eğitimdir, bu temalar: Moda Tasarımı, Drapaj & Desen ve Tekstildir. Bu kursu bitiren öğrenciler temel bir koleksiyon hazırlama yetisi kazanmaktalar.  Quito, Ekvator’dan gelen Natasha Fonte bu eğitimi Fransa’ya gelerek IFA Paris’ten almanın ne kadar değerli olduğunu biliyordu.

“Ülkem dışındaki bilgi birikimiyle kendi moda tasarım becerilerimi geliştirmek için geçen yaz IFA Paris’in Moda Stüdyosu Kursuna katılmaya karar verdim. Paris’in mirası ve tarihiyle moda tasarımı okumak için en iyi yer olduğunu biliyordum. Öncesinde çok araştırdım ve bu kursu buldum. Bu tam ihtiyacım olan bir kurs. En temel eğitimi veriyor; en başından mini bir koleksiiyonun nasıl yaratılacağına kadar” diyor Natasha.

Natasha Fonte

Aslında öğretilen modüller kavramdan gerçeğe her bir adımı net bir şekilde açıklıyor. IFA Paris’te verilen kısa kurslar katılımcılara 3 noktayı seçerek kendilerine özel bir program yapmalarını sağlıyor: Modüler Öğrenme (öğrenciler ihtiyaçlarına göre 16’da 24 saate kadar bir aralıkta seçim yapabiliyorlar), Tematik Öğrenme ( öğreciler 3 ana tema arasında seçim yapabiliyorlar) ve Geniş Kapsamlı Öğrenme ( öğrenciler 3 temayı da birleştirerek “Moda Stüdyosu” adı altında geniş kapsamlı bir eğitim alabiliyor).“Ben özellikle desen oluşturma ve drapaj teknikleriyle ilgiliydim. Kurs muhteşem ve çok yoğundu ve benim bilgilerimi daha da derinleştirmesine bayıldım. Eğitmenimiz Marie muhteşemdi ve onun tarsi gördüğüm en iyilerden biri diyebilirim. Çok ne ve mükemmeliyeti birisi ki bu moda tasarımında önemlidir” diyor Natasha Fonte.

Natasha 8 haftada öğrenebileceğinin en iyisini öğrendiğini ve sonunda 2 parçalık, romantic klasik dokunuşlu mini bir koleksiyon çıkardığını anlatıyor.

Natasha Fonte

Natasha Fonte

“IFA Paris’teki deneyimin hayatımın şimdiye kadarki en iyi deneyimlerinden birisi oldu. Sınıf arkadaşlarım dünyanın farklı ülkelerinden geliyordu ve bu muhteşem bir deneyim oldu.  Şimdiki hedefim, markam Be You’yu geliştirmek ve öğrendiğim teknikleri koleksiyonlarımda kullanmak.”“Be You” kısa zaman önce İsviçre’de bir satış noktası açtı. “Marka her geçen gün daha fazla Ekvatorlu ünlüyü ve seksi stil ile  ışıltılı görünüşü bir arada sunan farklı tarzları arayan yeni insanları çekiyor. Online satşlara başladık ve sosyal medya hsaplarımızı büyütmeye başladık. Şimdiye kadar Facebook, Twitter ve Instagram’da 30.000’den fazla takipçimiz oldu.

Bu kurs için gelecek dönemler Ekim 2017, Mart 2018 ve Temmuz 2018’de başlıyor. Detaylı bilgi almak ve kaydolmak için: Moda Stüdyosu

Students & Bionat Project

Lisans Moda Pazarlama Bölümü ve Lisans Görsel Mağazacılık eğitimlerinin bir parçası olarak IFA Paris öğrencileri Paris’in trend mahallelerinden Le Marais’deki Bionat butiğini değiştirdiler: butik vitrininden mimariye ve marka stratejisine kadar her şeyi! IFA Paris eğitmenlerinden biri olan Agustina Cattaneo bu projeyi yönetti ve bize bu hikayeyi anlattı.

IFA Paris x Bionat

Bugün akşam saat 7:00’de en sonunda öğrencilerimle Paris’teki 2 mağazanın görsel sunum yerleştirmesini bitirdik. Öğrencilerim muhteşem bir iş yaptığı için çok mutlu olduğumu söylemeliyim.  Son derece sıkı bir şekilde çalıştılar ve okulun girişinde sergiledikleri işleri bütün IFA Paris’i çok etkiledi. Hepsi muhteşemdiler, onlara bütün söyleyeceklerim kocaman bir tebriklerdir. Ayrıca Bionat ekibine de bizim gerçek bir projede gerçek bir parizyen marka üzerinde çalışmamıza imkan tanıdıkları için çok teşekkürlerimi sunuyorum. Muhteşem bir maceraydı.

ÖĞRENCİLER MARKAYI DENETLEDİ!

IFA Paris x Bionat

Sizi bir kaç ay öncesine götüreyim. 21 Şubat’ta Frederic (1996’da Alsace’de kurulan çevre dostu bir deri markası olan Bionat’ta çalışıyor) markayı tanıtmak için IFA Paris’te bir derse konuk konuşmacı olarak geldi. Markanın değerlerini, tarihini ve müşteri tiplerini anlattı bize. Aynı gün Moda Pazarlama sınıfına projeyi tanıttım.Bazı aksesuar ve kıyafet gibi ürünler de satsa da Bionat aslında ana ürünü ayakkabı olan sürdürülebilir bir marka.  Paris’te iki mağazaları var ( Le Marais ve Montreuil’de). Öğrenciler 2’li ve 3’lü gruplar halinde çalıştılar. Yarısı bir mağazada, diğer yarısı öteki mağazada çalıştı.

Mayıs 2’de bütün öğrenciler markalama fikirlerini sunmuşlardı. Markayı denetlediler ve marka değerini, DNA’larını, müşteri kimlğini, 4P’yi, bütün sosyal medya stratejilerini, logo ve paketleri analiz ettiler ve sonunda bazı tavsiyeler sundular. Tabii analiz için mağaza personeli ile görüşmeler yaptık ve fotoğraflar çektik. Ayrıca mağazada müşteriler varken gözlemler yaptık ve başka bir eğitmenle pazarlama üzerine dersler de yaptık.

PERAKENDE MİMARİSİ UZMANI İLE DERS

Agus Cattaneo

18 Haziran’da öğrenciler görsel sunum fikirlerini sundular, bu yeni mağaza planının bir mini modelini kapsıyordu. Bu plan için sınıfta perakende mimarisi uzmanı bir eğitmenle sınıfta öğrencilerin mimari projelerini gerçekleştirebilmeleri için 2D modeler üzerine çalıştık. Mimarımız Arjantin’de büyümüş ve iyi bilinen bir moda markası olan aile işinde çalışmış bir uzmandı. Bu sayede onun da görsel sunum ile ilgili tavsiyelerini alabildik. Aynı zamanda modellerin ve planların nasıl sunulacağını da anlattı öğrencilerimize. Bionat’tan Frederic biz planları gönderdi ve ben de mimarımızdan onlar daha büyük ölçek haline getirmesini rica ettim, böylelikle öğrenciler onların üzerinde kolaylıkla çalışabildi. Bu sunum için öğrenciler vitrine bir isim verdiler, mood-board ve renk paletleri yarattılar, fikirleri 2D plan üzerinde gösterdiler ve gerçek modeli ortaya çıkardılar. Bütün fikirler için, kazanmaları durumunda fikri hayata geçirmek için 1 haftaları olduğunu bildikleri için bütçeyi de sunmak zorundaydılar.

Her iki mağaza için kazanan birer takım seçtik. Montreuil mağazasının kazanan ekibi: Ena Berbic, Ann-Katrin Ling, Heloise Salessy ve Neilya Sai idi. Le Marais mağazasının kazananı ise Jessika Gadoury oldu (tek başına bir proje hazırladı). Her iki kazanana da yenileme çalışmaları için 750 Euro bütçe verildi ve sınıflardaki diğer öğrencilerin de uygulama çalışmasına yardım etmeleri istendi. Yenilenmiş mağazaların fotoğraflarını kaçırmayın; Facebook sayfamızda görebilirsiniz!

Agustine Cattaneo

Panel değerlendirmesi: Metroseksüeller

IFA Paris tarafından metroseksüellikte trendler üzerine organize edilen panel konuşmaları Şangay’ın kalbindeki yeni sosyal kulüp Paper’da 14 Nisan 2017’de gerçekleşti. Metroseksüellik erkeğin kendi görünüşü hakkındaki tutkusu anlamına gelen bir terimdir.

Bir metroseksüel her şeyden önce Eric Carle’ın Mixed-up Chameleon isimli çocuk romanına atfen bir “bukalemum erkek”tir. Değişen zevkleri olan bir insan, kendisine aşık, görünüşüne dikkat eden, kıyafetleriyle vücudu ve teniyle ilgilenen, alışverişi ve modayı seven bir insan. Bazen erkeksi olurlar – David Beckam ve Eddie Peng bu tarzın mimarisi örneklerdir- ya da bazen feninen olurlar ki bunlara örnek de Çinli, Koreli ya da Japon aktörler ve pop sanatçıları olabilir. Aslında yeni bir cinsiyet tabiri ve cinsiyet sosyalleşmesi çıkıyor ortaya.

Çalışma Fransız ve Çinli erkeklerin kozmetik kullanımı bakımından ortak noktada buluşmasını analiz etmeye çalıştı. Şu görüldü ki erkek bakım ürünleri dünün hikayesi değil. Antik Yunan’da ve takip eden yüzyıllarda Avurpa ve Asya’da krallar imparatorlar, lordlar ve aristokratlar yüzlerine çeşitli kozmetik ürünleri uyguluyorlardı. Makyajla bir insan kendi yüzünü saflaştırarak konumunu gösteriyordu. Başka bri çağ, başka bir moda; David Bowie tek başına yetmişli yılların sonunda çift cinsiyetli türü ortaya attı: bir sanat olarak yüzü tamamen makyajla kaplı bir adam.

Boy George, Serge Gainsbourg, Michael Jackson, Johnny Depp, simgeler haline geldi ve yüzlerini de pudraladılar. Zaman değişiyor. Facebook en katı halleriyle 60 farklı türü tanımakta.

Joanne Tsai (Dior), Rekky Liu (10 Corso Como), Jason Mei (Sephora), Charlotte Kreis (BYB)

Cinsiyetin aileler, toplum ve eğlence sektörü tarafından sorgulanır hale gelmesiyle markalar bu fenomeni seslendirmeye başladı. “L’Oreal 10 yıldan uzun bir süre önce erkekler için kozmetik ürünlerini test edip piyasaya süren ilk markaydı” dedi Alfred Dunhill iş geliştirme direktörü Mark Liu.  Entsylement (enstylement.om) kurucusu Tracu Huang “Erkeğin daha çok feminen göründüğü uzak doğu toplumlarında bu fenomen daha da büyüyen bir hale geldi” diyor.

Aynı zamanda, farklı yerlerde çift olma olgusu bozuluyor, boşanma oranları patlıyor ve homoseksüellik artık bir tabu olmaktan çıkıyor.  Erkekler ve kadınlar kendi hayatlarını, kendi modalarını ve kendi kozmetik ürünlerini seçiyorlar. “Bazı çok yaygın yaklaşımlarda, erkek kozmetik ürünlerinin düşünülenden daha geniş bir rekabet tabanına sahip olduğu görülüyor” dedi 10 Corso Como Çin pazarlama müdürü Rekky Liu. “Mağazalarımızda bir erkek ürünler köşesi var ancak erkeklerin ilk durağı orası olmuyor: her ürüne bakıyorlar ve sıkçca kendilerine kadın reyonlarından da ürün alıyorlar” diye ekledi Sephora Şangay İK direktörü Jason Mei. “Gerçek şu ki metroseksüellik artık bir cinsiyet konusu değil. Bu artık ticari cazibenin de ötesine uzanıyor” dedi C.Dior pazarlama direktörü Joanne Tsai.

Nemlendiriciler, anti-aging ürünleri, jeller ve ten bakımı ürünleri… bugün erkeklerin %50’si bu ürünlerden en az birini kullanıyor ve onlar için marka çok önemli. Erkek bakımı pazarı bir patlama yaşıyor. 7 milyar Euro’luk bir pazarın büyümesi bu. Aktif erkeklerin %73’ü bakımlı olmanın işte başarılı olmanın bir sonucu olduğuna inanıyor. Sonuç olarak onlar günde ikiden fazla yüz bakım ürünü kullanıyor. Allied Market Research’e göre erkek kozmetik ürünlerinin küresel pazarı 2022’de 166 milyar dolara çıkabilir.  Japon devi Shiseido lüks kozmetik gamı Shiseido Men’I piyasaya sürdü bile. Bu ürünlerin müşterileri arasında kadınlar da var.  Erkek ürünlerinin %50’si hala kadınlar tarafından alınıyor. Bu onların nadir nemlendiri gücü sayesinde oluyor tabii.

Konu hakkında daha derin bilgiye sahip olmak için MBA Parfüm ve Kozmetik Yönetimi eğitimimize katılabilirsiniz.

Le Marais’deki Bionat Mağazası

Lisans Moda Pazarlama ve Lisans Görsel Mağazacılık çalışmalarının bir parçası olan bir proje için, IFA Paris öğrencileri, pencereden mağaza mimarisine kadar Paris'in gözde semti Marais'in kalbinde yer alan Bionat Boutique'i yenileyecekler. Proje aynı zamanda Bionat'ın yeniden markalanmasını da içeriyor.

Bionat - IFA Paris Projesi

Bionat, 1996 yılında Alsace'de (Fransa'nın doğusu) yaratılan bir aile markasıdır. Kurucular, çoğunlukla ayakkabı ve poşet olmak üzere Fransa üretimi çevre dostu deri ürünler üzerinde yoğunlaşmaya karar verdiler. Ayrıca, organik pamuk ve diğer doğal malzemelerden kıyafetler satıyorlar.

Bu proje için, IFA Paris öğrencileri, tüketicilerin gereksinimlerini ve alışkanlıklarını belirlemek ve dolayısıyla tüketicileri cezbetmek için Bionat ve Marais'de bulunan mağazalar hakkında bir pazar araştırması gerçekleştirmek zorundalar.

Öğrenciler ayrıca, pencereden, mağazanın bütün mimarisine yeniden tasarım yapacak ve çevreye ve daha önce yapılan Pazar araştırmasına saygı duyarak projeyi yürütecekler. Bu projenin amacı Bionat'ın cazibesini canlandırmak ve mağazanın ziyaretlerini artırmaktır.

Bionat

Bionat

Deri Ayakkabıları

Deri Ayakkabıları

Bu proje ayrıca, By Antoine & Fred'in ayakkabıları, aksesuarları ve hazır giyim koleksiyonları gibi Bionat'ta satılan ürünler için yeni stiller aramayı da içeriyor. Lisana Moda Pazarlaması ve Lisans Görsel Sunum öğrencileri, pazar araştırmasının sonuçlarına göre, Bionat'ın, değerlerine saygılı ve ürünlerinin geri kalanına uyacak ürün gamını genişletmeyi önerebilecekler.Bu proje, öğrencilerin IFA Paris'te öğrendiklerini uygulamaya koymalarına imkan sağlarken markanın değerlerini ve felsefesini göz önünde bulundurarak bir şirketi ve görsel kimliğini yeniden markalaştırırken karşılaştıkları zorlukları ve tehlikeleri anlamaları için büyük bir fırsat sunuyor.

Öğrencilerin bu tür projelere katılmasına sağlayan programlar hakkında daha fazla bilgi için: Lisans Görsel Mağazacılık ve Lisans Moda Pazarlama Bölümü

IMAN Cosmetics - IFA Paris

Çeşitlilik şu anda şehrin yeni konusu. Angola modeli Maria Borges L'Oréal'in yeni yüzü oldu ve Nike geçenlerde kadın Müslüman sporcular için bir hijab tanıttı.

IFA Paris ve IMAN Cosmetics arasındaki bu işbirliğini sağlayan, tüm tonlardan kadınlara hitap eden, mezun ve öğretim görevlisi Sissi Johnson “Güzellik endüstrisinde çok kültürlülük” eğitimi verdi.

"IMAN Cosmetics ile daha önce BB krem ​​kampanyası yapımında işbirliği yaptık, tüm ciltlerdeki kadınlar için ilkti. Öğrencilerime çeşitlilik hakkında bilgi getirecek daha iyi bir markanın olmadığını biliyordum. Baştan beri bütün kadınlara htap etmekteydiler, endüstrinin geri kalanı daha yeni bu oktaya gelmeye başladı” dedi Sisi.

IFA Paris - IMAN Cosmetics

IMAN Cosmetics, çok kültürlü tüketici satın alma gücü ve davranışları ile Amerika ve dünya çapında özel vaka incelemeleri sağladı. Kurs, öğrencilerin bahsedilen pazarın özelliklerini, fırsatlarını ve zorluklarını anlamalarına ve çok kültürlü güzellik pazarlamasının ardındaki mesajları deşifre etmesine yardımcı oldu.Bu öğrenme deneyimi, özellikle Hindistan, İran ve Doğu Avrupa'dan gelen MBA Parfüm ve Kozmetik Yönetimi öğrencilerinde karşılık buldu.

Sisi ve Iman

İran'dan gelen Roza Salahshour için bu güzellik dersi bir uyanma haline geldi. "Sissi bizi doğal saç hareketi ile tanıştırdı, o zamandan beri saçlarımı kıvırcık tutmaya ve doğal güzelliğimi kucaklamaya karar verdim. Ben dokuyu değiştirmek için çok uğraşırdım ".

Peki "güzellik endüstrisinde çok kültürlülük" nedir? Letonya'nın bir yerlisi olan Linda Tarvida şöyle cevapladı; " kültürel kökenleri veya geçmişleri ne olursa olsun tüm cilt ve saç tiplerine belirli ihtiyaçlarını kabul edip gözeterek hitap etmek".

"Kurs, çok yönlü bir birey olmamı sağladı ve öğrenmiş olduğum yeni becerileri benim muhtemel iş yerimde uygulamak için kendime güvenmemde yardımcı oldu." - Hindistan'dan Mugdha Kalawatia.

Profesör Sissi Johnson, sadece zamanlı bir kurs vermekle kalmayıp IFA Paris'in kendi öğrencilerinin güzelliğini ikonik süper model Iman'ın buluşmasıyla kutladı.

Bu işbirliğinde yer alan program hakkında daha fazla bilgi için: MBA Parfüm Ve Kozmetik Yönetimi

menu linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram