Menu
BAŞVUR

IFA Paris İstanbul ve BAUSEM ortak iş birliği ile oluşturulan "Lüks Marka Oluşturma ve Moda" konulu webinar 25 Mayıs Salı günü gerçekleşti. ELLE Moda Dergisi Yazı İşleri Müdürü Suzan Yurdacan, Beymen Satın Alma Yöneticisi Tuğçe Kaya, Victoria's Secret Görsel Yöneticisi Damla Aktar ve Tasarımcı/ Influencer Tuvana Büyükçınar'ın konuk olduğu ve 190 kişinin katılımıyla gerçekleşen webinar moda ve lüks severler tarafından yoğun ilgi gördü.

IFA Paris İstanbul Kurucusu ve Yöneticisi, aynı zamanda IFA Paris Grup Yönetim Kurulu Üyesi olan Adile Cretallaz ile BAUSEM Direktörü Dr. Öğr. Üyesi Elif Çetin yapılan iş birliği hakkında aynı vizyon ile yol aldıklarını ve aynı global bakış açısıyla hareket etmelerinin her iki kurum için de çok kıymetli olduğunu belirttiler. Yapılan iş birliğinin katkılarıyla IFA Paris İstanbul'un Bahçeşehir Üniversitesi ve BAUSEM’in moda alanındaki gelişimine destek olacağına ve gerekli eğitimleri sunacağına, aynı şekilde Bahçeşehir Üniversitesi’nin Türkiye’deki sayılı üniversitelerden biri olması, kaliteli eğitimi ve güçlü akademik kadrosuyla sağladığı vizyonu ile Türkiye’de ve uluslararası her alanda IFA Paris İstanbul'un sergilediği duruşu sağlamlaştıracağına inandıklarını dile getirdiler. Ortak eğitimlerden bahseden IFA Paris İstanbul Akademik Direktörü İpek Artuz ise endüstrinin moda alanındaki ihtiyaçlarına yön veren IFA Paris İstanbul’un Türkiye’de olmasının üretim ve yaratıcı endüstri açısından da önemli olduğunu vurguladı. Ayrıca Bahçeşehir Üniversitesi'nin teknolojiye olan bakış acısının IFA Paris İstanbul’un moda endüstrisindeki teknolojiye bakış açısıyla paralel olduğunu belirtti.

Konukların "Lüks Marka Oluşturma ve Moda" hakkında bilgi ve tecrübelerini aktardığı webinarda ELLE Moda Dergisi Yazı İşleri Müdürü Suzan Yurdacan "Pandemiyle birlikte moda dünyası kendisini sorguladı. Buna bağlı olarak çok daha etik, bilinçli ve çok daha duyarlı üretim sunmak için çalışılıyor. Bizde dergimize bu konuları yansıtıyoruz, yani sadece moda ve trendleri işlemiyoruz. Lüks kavramı da yine pandemi dönemine bağlı olarak değişti. Lüks deyince en pahalı ve en zor ulaşılan akla gelirdi. Aslında duygu ve tecrübeyle de ilgili olduğunu anlamış olduk" dedi. Pandemiyle beraber dergicilikte yapmayı özledikleri şeylerden bahseden Yurdacan, "Yüzyüze röportaj yapmayı, maskesiz ve test olmadan yaptığımız çekimleri, ofiste ekran karşısında ekiple yorum yapmayı özledik ve en çok da ELLE etkinliklerini özledik. ” diyerek duygularını katılımcılarla paylaştı.

Lüks Marka Oluşturma konusunda kendi oluşturduğu Tuvanam ve diğer alt markaların oluşma   sürecinden bahseden Tuvana Büyükçınar ise "Çocukluğumdan beri yaratmayı ve çalışmayı çok sevdim. Benim bu noktaya gelmemde en yakın arkadaşım disiplin ve çok isteme duygusuydu. Türkiye’deki moda alanındaki tekdüzelikten yola çıkarak ülkeye yeni bir şeyler getirmek istedim ve A46’yı kurduk. Yurtdışında edindiğim tecrübelerden ve yaptığım satın almalardan edindiğim tecrübelerle bir koleksiyon nasıl yapılır ve hangi ülkeler hangi ürünleri talep ediyor gibi konularda çok fazla deneyim şansım oldu ve Türkiye’ye bir çok lüks markayı A46 ile getirmeye başladık. Fakat bu nedenle ülkemizde global anlamda işlere imza atan Vakko, Beymen gibi markaların ağına takıldık ve bu isimlerle marka savaşına girdik. Bunun sonucunda ilk koleksiyonumla 2005'te Paris moda haftasına katıldım ve moda serüvenim böylece başlamış oldu. Böylece ülkenin belki de en renkli mağazasını oluşturarak pazar payında ciddi bir yer sahibi olduk. Farklı vizyon ve farklı tasarım ile sürekli gözlem ve disiplin de bir araya gelince markalaşma konusunda pazarda yerinizi alıyorsunuz. Kalite ve özgün olmak çok önemli. Markalarım lüks marka adı altında yer alıyor. Kendinizi iyi hissettiğiniz her şey lükstür diyoruz. Kullandığımız iyi boya, lokasyon, servis kalitesi ve iyi ürün kullanmak gibi bir çok faktör bizi lükse taşıdı" diyerek markalaşma ve lüks marka olma serüvenini anlattı.

Türkiye için lükse ve markalaşma adına globalde ve lokalde geniş tecrübe kazandıran Beymen  markasının başarısının sırrını anlatan Beymen Satın Alma Yöneticisi Tuğçe Kaya “İşini çok fazla benimseyen ve sahip çıkan bir ekibe sahibiz. Aynı zamanda değişime çok hızlı tepki veren ve adapte olan bir markayız. Bu iki olgu birleşince başarı ortaya çıkıyor" dedi. Pandemi sürecinin Beymen'deki, yansımalarından bahseden Kaya "Pandeminin Beymen'in markalaşma sürecine de etkisi oldu. Her şey dijitale döndü ürünlerin çoğu dijitale taşındı. Kumaşa dokunmanın kıymeti arttı. Farkındalıklar gelişti, moda ve lüks alanında satın alma bilinci oluştu. Tüketici aldığı şeyi sorgulamaya başladı. Bu nedenle marka olarak kenimizi sürekli güncel tutmak zorundayız “ dedi.

Altına güzel ve özel duygular gizlemiş bir marka olan Victoria’s Secret’ın Görsel Yöneticisi Damla Aktar ise lüks ve marka adına “Victoria’s Secret zamanında kadınların düz beyaz iç çamaşırı giymek yerine Kraliçe Victoria dönemindeki şaşaadan ve lüksten ilham alan ve hikayesi olan bir marka. Lüks marka yaratmak bir kültür. Daha logosunu görür görmez o mesajı hissediyoruz. Müşteriye sunduğu somut ürünün dışında duygu ve deneyim ve diğer her şey bir bütün aslında. Bir hayali pazarlamak gibi diyebiliriz. O tutku olmadan o marka da, lüks de olmuyor" diyerek markayla bütünleşmiş defilelerinin dünyada değişen trendlere uygun olarak dijital platformlarda Victoria’s Secret marka severleri bekleyen sürprizler olacağını duyurdu.

IFA Paris İstanbul var olan eğitim programlarına bir yenisini daha ekliyor, “Moda Tasarım ve Teknolojisi” Türkçe Lisans Programı ile Türkiye’de moda ve lüks alanında öncü eğitim kurumu olmayı sürdürüyor.

Fransız kökenli IFA Paris İstanbul, uluslararası çerçevelere uygun sunulan, Fransız moda ve lüks ekolünü aktaran Moda Tasarım ve Teknolojisi lisans programı ile öğrencilerine 3 yıl sürecek yaratıcı ve dinamik bir eğitim dönemi sunuyor.

2021-2022 akademik yılı güz dönemi itibariyle eğitim vermeye başlayacak olan Moda Tasarım ve Teknolojisi Türkçe Lisans Programı kapsamında bilimsel ve teknolojik gelişmeler ışığında moda sektörüne çağdaş, yaratıcı, özgün tasarımlar üretebilen moda tasarımcılarının yetiştirilmesi amaçlanıyor.

IFA Paris İstanbul Akademik Direktörü İpek Artüz, “IFA PARIS olarak İngilizce yürüttüğümüz Moda Tasarımı lisans ve lisansüstü programlarına ek olarak Türkçe Moda Tasarımı eğitimlerine de başlıyoruz. Öğrencilerimiz hızlandırılmış moda tasarımı eğitimi ile tasarım alanında kariyer yapma fırsatını yakalayacak ve sektöre donanımlı bir şekilde adım atacaklar. Ayrıca kendilerini uluslararası deneyimli eğitmen kadromuz ile sektör deneyimlerini aktardığımız ve moda tasarım süreçlerinden trend takibine, illüstrasyondan bilgisayar destekli tasarım, koleksiyon oluşturmaya kadar tüm konulara hakim olacakları bir eğitim serüveni bekliyor” diyerek tasarım alanına ilgi duyan ve yeteneklerini geliştirmek isteyen öğrencileri aralarında görecek olmanın heyecanını paylaşıyor.

Ayrıca IFA Paris İstanbul, öğrencilerine Avrupa Konseyi FEDE (Fédération Européenne Des Écoles) tarafından onaylı olan lisans programının eğitimini aldıktan sonra uluslararası standartlara sahip diplomaları ile profesyonel hayata sağlam adımlar atma fırsatını sunuyor.

"Yeteneğinizi Seviyoruz" mottosuyla 2013 yılından beri İstanbul Kampüsü'nde eğitim hayatına devam eden IFA Paris şimdi Bahçeşehir Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi'yle sağladığı işbirliği kapsamında ortak yürütülen kısa eğitim programlarını sizlere sunuyor.

Çağın getirdiği gereklilikleri iyi okuyarak buna uygun eğitim programları sunan, uzman eğitmenleriyle mutlak başarıyı hedef alan BAUSEM ve IFA Paris, kaliteli içerik ve programlar geliştirerek değişen dünyayı yakalamayı hedefliyor.

Büyüme ve gelişim yoluyla daha iyi bir yaşam arayanlar için, kaliteli, ulaşılabilir ve güncel programlar sunan, yenilikçi ve öncü bir eğitim merkezi olan Bahçeşehir Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (BAUSEM), 14 yıldır toplumumuzda ekonomik canlılığı besleyen, iş gücü kalitesini yükselten, hedefli sertifika programları sunarak değişen ihtiyaçlara cevap veriyor.

Sizlerde IFA Paris ve BAUSEM onaylı uluslararası geçerliliğe sahip ortak sertifikasyon programlarıyla tasarım alanında yeteneklerinizi geliştirebilir, lüks alanında ise sektördeki en iyi yöntemleri ve uygulamaları öğrenebilirsiniz.

IFA X BAUSEM İşbirliğinde Sunulan Ortak Eğitimler:

1.       Lüks Marka Oluşturma ve Sürdürme Stratejileri

2.       Tasarım Dilinin Keşfi

3.       Moda Dünyasında Fikirlerinizi Satabilmek

4.       Moda Yönetimi ve Pazarlama Fonksiyonları

5.       Renk Teorisinin Tasarım Sürecine Entegrasyonu

6.       Styling Teknikleri

Eğitimlere ayrıca buraya tıklayarak BAUSEM websitesinden de erişebilirsiniz.

Sonbahar/ Kış koleksiyonunu, dijital platformlar üzerinden gerçekleşen Mercedes Benz Fashion Week İstanbul 2021'de sunan Meltem Özbek ile 25 Nisan Pazar günü IFA Paris İstanbul Instalive etkinlikleri kapsamında bir araya geldik. Gerçekleşen etkinlikte Meltem Özbek'in dünden bugüne kariyeri, şifa, özgürlük ve hava odağında şekillenen "Revival" isimli koleksiyonu hakkında konuştuk.

Üniversitede lisans eğitimini Uluslararası İlişkiler üzerine yapan Meltem Özbek, "Geçmiş yıllarda annem resim yapar, anneannem ise sürekli bir şeyler dikerdi. Ben yağlı boyaların ve dikişlerin yapıldığı bir evde büyüdüm. Bu durum bana içsel olarak yaratma isteği uyandırdı ama bu isteği ve merakı nereye akıtmam gerektiğini bilemiyordum. 2009 yılında Moda Eğitim Kursuna katılarak 1 sene eğitim aldıktan sonra Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması'nda deri kategorisinde birinci oldum. Aldığım bu sonuç benim için büyük motivasyon kaynağı oldu ve gerekli diğer eğitimleri de aldıktan sonra modaya atılmış oldum" sözleriyle kariyerine nasıl başladığını izleyicilerle paylaştı.

Meltem Özbek duygulardan yola çıkarak oluşturduğu Fashion Week 2021 kapsamında defilesini gerçekleştirdiği "Revival" isimli koleksiyonu için geçmişten esinlenip bugüne uyarlama yaparak, yenileme, yeni bir nefes ve bakış açısı getirme düşüncesiyle kıyafetlerini tasarladığından bahsetti.

Tüm dünyada etkileri devam eden pandemiden dolayı defilelerin dijitale taşınmasıyla ilgili insanların tepkisini canlı olarak gözlemleyebilmeyi özlediğini, defile atmosferini ve enerjisini yaşamanın ne kadar değerli olduğunu dile getiren Özbek, dijitalde sunum yapmanın avantajı olarak da başından sonuna kadar koleksiyonuyla ilgili hayal ettiği her şeyle kendisinin ilgilenebilme fırsatı bulmasından dolayı çok mutlu olduğunu söyledi.

Ayrıca izleyicilere küçük tüyolar veren Meltem Özbek yaz dönemi için neon ve çift renklerin ön planda olacağının haberini verdi.

Son olarak kendisini izleyenlere tavsiyelerde bulunan ünlü tasarımcı, "Ben modaya dair eğitim almaya 27 yaşında başladım. Yani bu işin yaşı yok diyebilirim. Ama benim gibi geç başladıysanız daha fazla çalışıp aradaki farkı kapatmanız gerekiyor. Bir şeyi gerçekten çok istiyorsanız, gönülden emek veriyor ve aşkla yapıyorsanız halledemeyeceğiniz hiçbir şey yok. Ruhu ne besliyorsa onu işe dönüştürdüğünüzde ortaya çok başka bir şey çıktığını göreceksiniz" diyerek programa veda etti.

Paris ve Şanghay'da da kampüsleri olan Fransız kökenli IFA Paris, moda ve lüks dünyasını öğrencileriyle buluşturmaya İstanbul'da yeni kampüsünde devam ediyor.

Fransa'nın tarihsel birikiminden yararlanan, lüks ve moda sektöründe öncü olmayı hedefleyen IFA Paris İstanbul, Bahçesehir Üniversitesi'yle iş birliği sağlayarak 2020-2021 bahar dönemi itibariyle yeni kampüste eğitim ve öğretim hayatına başladı.

Bahçeşehir Üniversitesi Güney Kampüsü'nde yer almaktan oldukça mutlu olduklarını belirten IFA Paris İstanbul kurucusu olan Adile Cretallaz "Yeni kampüsümüzde güçlü akademik kadromuzla beraber lisans ve yüksek lisans programlarımızla eğitim hayatında fark yaratarak moda ve lüks dünyasının öncüleri arasında yer almaya devam ediyoruz, gururluyuz" dedi.

Dünyanın her köşesinden gelen çok sayıda öğrenciye sahip olan, geleceğin moda tasarımcılarını ve üst düzey yöneticilerini yetiştirmeyi hedefleyen IFA Paris İstanbul, şehrin merkezinde Bahçeşehir Üniversitesi Güney Kampüsü'nde öğrencilerinin kaliteli ve verimli bir eğitim dönemi geçireceklerini bildirdi.

 

Aynı zamanda IFA Paris İstanbul, yapılan iş birliği doğrultusunda BAUSEM ile ortak yürütülecek olan kısa eğitimler kapsamında pazarlama, lüks ve tasarım alanlarında sertifikasyon programlarını başlatacaklarını duyurdu.

Geçtiğimiz yıl, moda dünyasının geleneksel moda ideolojilerinden farklı olarak çerikler üretmek için dönüştüğünü ve yenilendiğini görmüş oldu.

Öğrencileri bu yeni koşullara uyum sağlamaları için gerekli araçlarla donatmak üzere IFA Paris, okulumuzu farklı kılan bileşenleri kullanarak MBA Moda Yönetimi programını yeniledi:

  • Fransız moda mirası
  • Uluslararası öğrenci profili
  • En son teknolojilerde uzmanlık
  • Sürdürelebilir uygulamalar

 

2021 sonbaharından başlayarak, yenilenen MBA Moda Yönetimi temel bir programdan oluşacak ve öğrenciler üç uzmanlık alanından birinde uzmanlaşmayı seçebilecekler: Moda İşletmeciliği, Lüks Marka Yönetimi veya Moda Medyası.

Moda Yönetimi MBA Programı – Moda İşletmeciliği, öğrencilere, geleceğin düşünce liderleri olmak için gerekli becerileri aktarır. Toplumdaki değişiklikleri anlamak ve tahmin etmek, Moda İşletmeciliği bölümünün pedagojik stratejisinin merkezinde yer alır.

Moda Yönetimi MBA Programı- Moda Medyası, öğrencilerin medyada her kesimin doğru temsil edilmesi fikrini desteklemelerini aşılar. Öğrenciler, deneysel ve yaratıcı modüllerin bir karışımıyla modaya antropolojik bir mercekten bakan görsel ve sanatsal eserler üretirler.

Moda Yönetimi MBA Programı- Lüks Marka Yönetimi ise öğrencilerin lüks endüstrisini yeni zirvelere taşımalarına yardımcı olmak için yüksek bir çeviklik ve esneklik seviyesine ulaşmalarını sağlar.

Yenilenen MBA programı, ikinci yıl boyunca zorunlu bir stajı da kapsar. IFA Paris'in sürekli uyum sağlama isteğinin bir başka kanıtı olarak, MBA Moda Yönetimi, IFA Paris - Learn Online'da çevrimiçi uzaktan eğitim eğitim olarak da mevcuttur.

IFA Paris'te, moda endüstrisinde meydana gelen gelişmeleri sürekli olarak izliyoruz ve öğrencilerimize profesyonel kariyerlerinde karşılaşabilecekleri her durumda mükemmelleşecek araçları, becerileri ve bilgileri sağlamak için programlarımızı her zaman eşleştirdiğimizden emin oluyoruz.

2021 yılında da pandemi endüstri trendlerini belirleyici olacak. Alışveriş daha da fazla dijital kanallardan gerçekleşecek ve tüketiciler marka seçimlerinde eşitlik ve sosyal adalet kavramlarına bu yıl da her zamankinden daha fazla önem vermeye devam edecekler.

Covid tüm sektörlerde büyük yıkım yaratsa da olumlu sonuçlar doğurabilecek aksiyonların alınmasında da itici bir güç haline dönüştü.

Çoğu moda markası pandemi sürecinde işletme modellerini yeniden şekillendirmenin ve tüketiciye yönelik planlamalarını güçlendirmenin önemini farkına varıp harekete geçti.

2021 yılının moda endüstrisinin ajandasında covid sonrası iyileşme için ise anahtar tema, bilinçlenen tüketicinin diijital kanallara yönlenmesine, sosyal ve ekonomik adalete dayalı tercihlerde bulunmasına yönelik piyasada gerekli olan verimli, basit ve toplumsal farkındalığı yüksek yeni iş modelleri ve pazarlama stratejileri yaratmak olacak gibi görünüyor.


Virüsle Yaşamak

Virüs, II. Dünya Savaşın’dan bu yana milyonlarca insanın yaşamında, global ekonomi ve ticarette, sağlıktan modaya tüm sektörlerde topluma en büyük yıkımı getirdi. 2021 yılında etkilerinin daha fazla görüleceği de başka bir gerçek.

Toplumsal psikoloji 2020’de bu yıkımın üstesinden gelebilmek için belli alanlarda daha fazla tüketime yönelmişti fakat kenardaki kaynaklar yeni yılda tükendi, artık herkes bu yıl daha sıkı ve bilinçli bir politika izliyor olacak.

Tam bu sebepten de pandemiyle beraber süregelen bilinmezliği yönetebilmek ve 2021’de sahnede kalabilmek için moda endüstrisi marka imajlarında, giyim trendlerinde, yönetim şekillerinde esnekliği adapte etmek ve inovasyon adına hızlı karar alma becerierini geliştirmek zorundalar.

Az ama Öz

Pandemi sürecinin ortaya çıkardığı en önemli gerçek, daha fazla ürünün daha fazla kar getirmediği. Endüstri artık daha çok talep bazlı, sürdürelebilirlik politikası güden, sade ve kaliteli üretime yönelik yaklaşımlar getirmek zorunda.

Tüm bu öngörüler ve sektörden beklenen değişimler karşısında moda işletmeleri ne kadar çözümsel olacak ve yeni yılı ne kadar başarıyla karşılayacaklar yıl boyunca gözlemleme fırsatımız olacak.

Değişimin gerçekleşip gerçekleşmediğini görebilmek bu sene çok daha kolay. Çünkü artık bu değişimin ana öznesi endüstri değil, tüketicilerin kendisi. Artık moda endüstrisi tüketiciyi izleyecek, izleyen de sahnede kalmaya devam edecek.

1. Araştırın
En sevdiğiniz markaların kurumsal sosyal sorumluluk projelerine dair iddialarını araştırın. Bu konuda neler yaptıklarını bilmeniz sürdürülebilirlik adına da ne tarz bir politikaya sahip olduklarıyla ilgili size bakış açısı kazandıracaktır.

2. Eski Kıyafetlerinizi Tamir Edin
Kıyafetleriniz yırtılınca veya ayakkabınızın topuğu kırılınca hemen çöpe atmayın. Tamir etmesini öğrenebilir veya bir terzi ve ayakkabıcıya giderek tamir ettirebilirsiniz. Yenilerini almak yerine size maliyeti daha az olacaktır.

3. Yerel Butiklerden Alışveriş Yapın
Direkt kendinizi alışveriş merkezlerine ve hızlı moda mağazalarına atmayın. Hem yerel satıcıya hem de kendi bütçenize fayda sağlayın. Aynı zamanda üretim ve tedarik zincirini de en az indirger ve satın aldığınız parçaların nasıl ve neyle yapıldığını bilirsiniz.

4. Miktar Değil Kalite
Geçici trendlere kanmayın. Daha fazla parçaya sahip olmak daha stil sahibi olmak demek değildir. Az ama daha kaliteli parçalar almak demek gardırobunuzun ömrünü uzatmak anlamına da gelir. Satın alırken kaliteli parçalar için daha fazla para harcıyorsunuz gibi gelebilir ama uzun vadede bütçenize uzun ömürlü ürünler oldukları için fayda sağlar.


5. Neye Para Saçtığınıza Dikkat Edin
Yalnızca bir defa giyip dolabınızın en dibine atacağınız şeylere para yatırmayın. Onun yerine kaliteli ve daima giyebileceğiniz bir kot alabilirsiniz. Zamanla gurur duyacağınız sürdürülebilir ve severek giydiğiniz stabil parçalardan oluşan bir dolap yığınla giyilmeyen parçalarla dolu bir dolaba göre sizi daha mutlu edecektir.

6. Kıyafetlerinizi Daha Az Yıkayın
Daha sürdürülebilir olmak demek daha fazla enerji ve kaynağı tasarrufu sağlamak demektir. Kıyafetlerinizi bir kere giyip direkt makineye atmayın ve kurutma makinesi yerine kendi halinde kurumaya bırakın. Tüm bunları uygulamak yüzde 40 enerji tasarrufu sağlamak anlamına geliyor.

7. Gardırobunuzu Düzenleyin
Gardırobunuzu düzenlemek, dolabınızda ne olduğunu görmenize ve daha az satın almanıza yardımcı olacak ve onları şekillendirmenin yeni yollarını bulmanızı sağlayacaktır. Aynı zamanda daha az dağınıklık ve daha sakin alan demektir.

8. Bağış Yapın
Giymediğiniz kıyafetlerinizi atmayın. Muhtemelen daha ömürleri var ve bağışlanabilirler. Bağış yapmak, kıyafetlerinizin iyi bir amaca hizmet edeceği ve başka birinin sizin eski parçalarınızla daha sürdürülebilir olmaya bir adım daha yaklaştığı anlamına gelir.

9. İkinci el veya vintage parçalardan alışveriş yapın
Bir taşla iki kuş. İkinci el alışveriş yaparak, sadece karbon ayak izini azaltmaya yardımcı olmakla kalmayacak, aynı zamanda hep sahip olmak istediğiniz benzersiz parçaları çok daha ucuza satın alabileceksiniz.

10. Her mevsime uygun parçalara yatırım yapın
Yıl boyunca giyebileceğiniz parçalar satın alın. Soğuk bir iklimde yaşıyorsanız sadece yazlık kıyafet almak akıllıca bir yatırım olmayacaktır. Mont, ceket, kot pantolon, tişört ve klasik elbiseler gibi temel parçalara yatırım yapın.

Kaşmir Kazak

Çevresel kaygılar, hepimizi, özellikle çevre üzerindeki olumsuz etkinin düzenli olarak işaret edildiği moda dünyasında, sürdürülebilir uygulamalara yönlendiriyor.

Faktör analizi, etik giyinmenin temelde 2 ilkeye dayandığını göstermektedir: kıyafetlerinizi satın aldığınız andan itibaren sorumlu seçimler yapmak ve ömürlerini uzatmak için onlara nasıl bakacağınızı bilmek.

Yılın başlangıcındaki iyi kararlar genellikle soğuk havalarla ilişkilidir ... ve soğuğa kaşmirden daha iyi ne gelebilir? Elbette kaşmir asil ve kaliteli olduğu kadar bakımı da zor bir yün çeşididir, ayrı bir özen gerektirir. Kaşmir bir kazak, iyi bakım uygulamaları gerektiren uzun vadeli bir giyim yatırımıdır. Kaliteli bir giysi, hızlı bir moda ürününe kıyasla doğal olarak daha iyi bir yıpranma direncine sahip olsa bile, ekolojik anlamda ayak izi ancak azami özen gösterildiğinde tamamen olumlu olacaktır. Yünlü bir kazaktan üç kat daha fazla yalıtkan olan kaşmir kazak, her görünüme uyum sağlar: Ne kadar çok giyerseniz, o kadar çok giymek istersiniz!

Estetik duyarlılıkla etik kaygıları harmanlayarak, erken aşınma ve yıpranmaya karşı etkili bir şekilde mücadele etmek için işte birkaç ipucu:

Kaşmir bir kazak nasıl yıkanır?

Kuru temizleme yasak! Kaşmir suyu seven doğal bir malzemedir. Sanılanın aksine, koruyucu bir file içine konulması, soğuk yıkama programı (özel yün programı) seçilmesi ve asla 30 ° 'yi geçmemesi kaydıyla çamaşır makinesinde yıkanabilir. Deterjan miktarını az tutun ve yumuşatıcı kullanmayın ( kaşmir doğal olarak yumuşaktır, ihtiyacı yoktur). Kaşmir liflerin özelliklerini uzun süre korumak istiyorsanız, sıkma programını maksimum 400 ila 600 tur arasında ayarlayın.

El yıkama talimatları da aynıdır: Yumuşatıcı içermeyen ılık su, uzun süre bekletmeden hızlı bir suya daldırmak, örgünün yapısına zarar vermemek için nazikçe döndürerek kurutmak yeterlidir.Kaşmirin keçeleşme riskine karşı kuruturken kazağını bükmeyin, bir havlu arasına koyun ve fazla suyu emmesi için hafifçe vurarak havluyla fazla suyunu alın.

Peki nasıl kurutulur?

Çamaşır mandallarını ve asmayı unutun, ister elektrikli ister doğal olsun, herhangi bir ısı kaynağından uzakta, düz bir şekilde kurutmalısınıız. Kurutmada gösterilen tüm özene rağmen biraz ütüleme gerektiriyorsa, bol buharlı ılık bir ütü kullanarak ters yüzünden ütüleyin.

Tüylenmesini nasıl önleriz?

Kaşmir kazağın kalitesi, eğirme sırasında kullanılan hammaddeye bağlıdır. Keçinin tüyü ne kadar uzun ve ince olursa, örgü ne kadar sıkı olursa, tüylenme olasılığı o kadar azdır. Bununla birlikte, yeni kaşmir bir kazağın genellikle fazla miktarda ham tüy döktüğü unutulmamalıdır; yalnızca arka arkaya yapılan yıkamalar, asıl tüylenme kaynağı olan üretim sürecinde kullanılan fazla kaşmiri çıkaracaktır. Tüylenme belirli bölgelerin düzenli olarak ovulmasından kaynaklanıyorsa, dikişleri parmaklarınızla çekmeyin, bunun yerine uygun bir kumaş tıraş bıçağı kullanın.

Nasıl katlanır ve saklanır?

Kaşmir kazak asılmamalıdır. Kuru ve iyi havalandırılan bir yerde, ışıktan uzakta, doğal malzemeden yapılmış koruyucu bir örtü içinde katlanıp düz bir şekilde saklanabilir.

Tekstil ürünleri, doğal kaynakları en çok tüketen ürünlerdir, bu da zamansız olduğu kadar dayanıklı olan parçaların seçilmesinin ana nedenidir. Aşırı giysi tüketimine karşı mücadele etmek, aynı zamanda favori kumaşlarımızın uzun ömürlü olmasını sağlayan günlük refleksleri nasıl benimseyeceğimizi de bilmek anlamına gelir: etiketlerdeki talimatlara bakın, yıkama tavsiyelerine uyun, kurutma makinesini aşırı kullanmayın ... çünkü her küçük ve basit hareket, gezegenimizi korumaya büyük bir destek!

E-ticaretin lüks marka pazarındaki payını ikiye katlaması ve sosyal medyanın her lüks marka için vazgeçilmez çevrimiçi pazarlama stratejisi haline gelmesi gündemken, Bottega Veneta Instagram, Facebook ve Twitter hesaplarını hiçbir açıklama yapmadan kapattı. Moda sahnesi şaşkına döndü. Daha yeni global sosyal medya yöneticisi arıyorlardı ve sonra aniden her platformdan kendilerini çektiler. Bu hamleyi SS2021 koleksiyonunun yayınlanmasından hemen önce yapmaları ise insanların bunun sadece bir pazarlama oyunu olup olmadığını sorgulamalarına neden oldu. Niyet bu olsun ya da olmasın, bu hamle işe yarıyor. Bottega’ya dair şimdi herkes tartışıyor.
-Daniel Lee -

Bottega’nın bu cesur hareketi aslında oldukça mantıklı. Kreatif direktör Daniel Lee, Celine'de de çalışırken Instagram'a katılan son markaydılar. Kendisinin de bir instagram hesabı yok. Onun bu işlere inanmadığı çok açık. Üstelik lüks markaların temel felsefesine baktığımızda, aşırı göz önünde olmak bir amaç değil. Sonuç olarak, lüks markalar, lüks ve özel olmak isteyen insanlar için varlar. Bottega da bu felsefeye sahip. Herhangi bir nüfuza ihtiyaçları yok, bunu umursamıyorlar da. Bottega gibi lüks markaları gerçekten satın alabilen insanlar da markanın sosyal medya gönderilerini umursamıyor ve bir markanın sunduğu kişiselleştirilmiş deneyimle daha fazla ilgileniyorlar.

Üstelik Instagram'ın lüks markalar için en iyi performansı gösteren sosyal medya platformu olduğuna dair yapılan anketlere rağmen lüks firmaların sadece yüzde 30'u etkili olduğunu düşünüyor. Bu sosyal medya kanalları aracılığıyla potansiyel müşterileri gerçek müşterilere dönüştürme oranı oldukça düşük. Pazarlama için bu araçlara harcanan parayı değerlendirirken, bir marka çok daha iyi performans göstermesini bekler fakat sonuçlar yetersiz kalıyor. Yani Bottega’nın bu cesur hareketi, hem fazla göz önünde olup marka gizemini ve değerini kaybetme riskini hem de sosyal medya reklamları için aşırı bütçe harcama riskini ortadan kaldırmak anlamında oldukça akıllı ve stratejik.

Şimdi beklemek ve sosyal medyanın bu reddinin bir trend haline gelip gelmeyeceğini görmek ve eski anlayış lüks yaklaşımına geri dönüp dönmeyeceğini izlemek zorunda kalacağız. Eğer böyle olursa, lüks markalar, eskinin yöntemiyle kendi sınıfsal kitlesi içinde kulaktan kulağa pazarlanarak snob kültür içinde ün kazanma arzularına kavuşacaklar. Bu nedenle diğer markaların Bottega'nın liderliğini takip etmesi muhtemel. Bu aynı zamanda moda medyasının ve gazeteciliğin eski basılı yaklaşımlarına geri dönmesine de neden olabilir. Tüm bunların gelecekte nasıl gelişeceğini izlemek oldukça ilginç olacak.

Elbette, Bottega’nın hareketi günümüzün dijital trendleri arasında şok edici olabilir, ancak bu ilk ve tek şahit olacağımız şey olmayacak. Bu hamle lüks için yeni bir yol açarsa, bu bir sürpriz olmaz. Sürekli gelişen moda ve medya dünyasında yaşanacak daha çok şey var. Bu, sosyal medya kanallarının tüm bu çılgın oyunun bir sonu olabilir mi? Sadece gelecek görmemize izin verebilir.

menu linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram